Yazı Detayı
01 Temmuz 2017 - Cumartesi 13:20
 
OSMANLI TÜRKÇESİ’Nİ ÖĞRENELİM
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

1333 Hicri yılında İstanbul Bab – ı Ali Caddesi’nde, Şirket-i Mürettibiye Matbaası’nda basılmış Osmanlı Türkçesi ile yazılmış bir belgit geçti elime (daha doğrusu, BVB’de bulunmaktaydı), ilgimi çekti, Adı: “Yeni Musahabat-ı Ahlakiyye (Ahlak Sohbetleri)” Yazarına baktım, iki kişinin adı geçiyor: “H. Natan – Midhat Sadullah” diye..

 

Biraz daha inceleyince, “Maarif Nezareti Celilesi tarafından bilumum mekteb i ibtidaiyede (İlkokulda) tedris edmek üzere bil müsabaka resmen kabul olunmuşdur. – Her hakkı mahfuzdur –“ bilgisine ulaşmış olduk..

 

Eseri biraz daha alıcı gözüyle okuyunca, bu eserin “Medeniye, Tarihiye, Diniye”den söz ettiğini, ayrıca “İbtidaiyye (İlkokul)” de, “Devre – i Evveli (Birinci dönem)”nin “Birinci Sınıf”ına yönelik bir eser olduğunu anlamış oldum..

 

Eserin birinci yaprağının ikinci yüzünde “Birkaç Söz - Muallimlere -” ana başlığı altında verilen uzunca yazıdan edindiğimiz bilgiye göre, bu “Ders Kitabı” İlkokulların bütün sınıfları için (Programa göre) geçerli bilgilerle donatılmış..

 

Bence, “Yeni Musahabat-ı Ahlakiyye”nin en ilginç yönü, 10 Temmuz 1331 (23 Temmuz 1915) günü yazıldığı anlaşılan (ön söz)den, bu eserin, Avrupalı yazarlarca araştırılıp ortaya koydukları benzeri eserler göz önünde bulundurularak, ona göre bir çalışma yapılıp, yazılmış bir ürün olarak gösterilmiş olmasıdır.

 

Demek oluyor ki o günlerde, Avrupalı – laş - ma döneminde bulunan Osmanlı Türkiyesi’nin, bir dönemler (Cumhuriyet Türkiyesi döneminde) olduğu gibi boşu boşuna (körü körüne) Avrupalılaşma adına değil de, Avrupalılar’ın kendi değerlerine verdikleri önem kadar, bizim de kendi değerlerimize verdiğimiz önemi ortaya koymayı becerebilmişiz..

 

Bu eseri incelediğimizde gerçekten çok güzel konulara yer verilmiş olduğunu görmekteyiz.. Bu gün bile aynı konularda öğrencilerimize, (hiç değilse orta okullarda bile olsa) bu tür bilgileri vermenin büyük yararlarının olacağına inanmaktayım.

 

O günün diliyle (hiç değiştirmeden), iki ayrı yazıyı olduğu gibi buraya alarak, beğeninize sunmuş bulunmaktayım. Bu yazıların ne kadar güzel bir amaçla ortaya konulmuş olduğunu, okuyunca sizlerde anlamış olacaksınız..

 

Birinci başlık serbest olarak yazılmış bir şiir: “Padişahımıza İtaat Etmeliyiz”, ikinci başlık ise “Türkler ve Osmanlılar” olarak yer almaktadır. Birinci yazıda, Osmanlı dönemindeki (o günün) hükümdarı Sultan Reşad (Mehmed Reşad) için söylenmiş, O’na bağlılığın gereği üzerinde durulmuştur.

 

Buradaki duygular, güzel bir sıralama ile ortaya konulurken, konuya (bütününde olduğu gibi) daha iyi bakabilmek, kavrayabilmek adına (seçilmiş) sorulara yer verilmiş olduğu görülmektedir. Yani, bir bakıma her okunan – yazılan yazıda bir amacın gözetilmesi yönünde güzel bir uygulama gerçekleştirilmiştir.

 

“Türkler ve Osmanlılar” adlı yazıda ise hemen hemen aynı doğrultudaki düzenle, Türkler’in taa Orta Asya’dan günümüze kadar yaşamış oldukları zorlukları dile getirirken, soylarına – soplarına da yer vererek, Türkler’in İslam öncesinden başlayan batıya doğru (ardından Anadolu’ya doğru) yolculuklarının nedeni üzerinde durulup, bugün sık yaşanan bilgi kirliliği ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

 

Söz konusu yazıda, Ertuğrul Bey’in başkanlığındaki Türkler’in Erzurum çevresine kadar geliş yollarından söz edilmektedir. Bu durumda, Bayburt gibi diğer çevre illerde de duraklamış olduklarını anlayabilmekte güçlük çekmemiz söz konusu bile olmaz.

 

Bilindiği üzere Bayburt (Çini Mescit) Kalesi’nin surları üzerinde bulunan “IYI” Kayı Boyu damgasının bir çok yerde taşlar üzerinde çizilmiş olması durumunun, Kayı Boyu’nun ilk yerleştiği şehirlerden birisinin de Bayburt olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.

 

“PADİŞAHIMIZA İTAAT ETMELİYİZ(*)

Padişahı biz ne içün o kadar çok severiz, 
Onun ismi anıldıkça niye şişer kalbimiz. 
Geçtiği yer; bayram yeri gibi olur, nedendir, 
Neşesiyle bütün Millet neden güler, şenlenir?
Çünki O’dur Peygamber’in Halifesi, Vekili, 
Yeryüzünde üç yüz milyon Müslüman’ın delili, 
Çünki O’dur otuz milyon Osmanlı’nın Sultanı, 
Ondadır hep ecdadının tahtı, şerefi, şanı, 
Türkistan’dan altı yüz yıl evvel gelen muzaffer 
Aslı temiz, kanı temiz, kalbi temiz o Türkler 
Dört yüz çadır halkı ile bu devleti kurdular. 
Padişahlık tarihinde dünya kadar şanları var. 
İşte bizim Sultanımız, böyle bir Türk oğludur; 
O’nun tahtı koca bir tarihin üstünde durur. . 
Milletinin haysiyeti gibi tacı yüksekdir; 
Tacı, tahtı yükseldikce şerefimiz yükselir.
Sayesinde feyz bulur Meşrutiyet, Hürriyet, 
Şefkatinden haz alır ahvatla Adalet. 
Muhteremdir her Milletin hükümdarı şüphesiz; 
Fakat bizler Padişahı baba gibi severiz. 
(İbrahim Alaeddin)

 

“Sualler: 1. Padişahımız kimdir? - 2. Padişahın emirlerine itaat etmek lüzum mudur? - 3. Padişaha itaat etmeyen ne olur? - 4. Padişah bir yerden geçerken herkes ne yapar? - 5. Halife ne demekdir? - 5. Osmanlı Devleti’ni kim tesis etmişdir? - 7. Türkler’in ecdadı kimlerdir? - 8. Osmanlılar’ın Türkiye’sine hizmet eden büyük padişahlarımızdan birkaç danesinin isimlerini söyleyiniz? - 9. (Padişah) manzumesini okuyunuz? - 10. Meşrutiyet ne demekdir?”

 

TÜRKLER VE OSMANLILAR(**)

 

Eski zamanlarda Oğuz Han namında büyük bir Türk, bütün Türkleri bir araya toplayarak Asya’da bir hükümet teşkil etmişdi. Fakat bunun tesis etdiği hükümet bir müddet sonra münkıraz oldu.

 

Türkler, küçük küçük aşiretler halinde yaşamağa başladılar. Türkler’in yanında diğer kabilelerde bulunuyordu. Fakat Türkler, diğer kabileler arasında iyi huylariyle, şecaat ve cesaretleriyle şöhret bulmuşlardı.

 

Sonra, yine Oğuz Han neslinden Süleyman Şah, Türkler’e reis oldu. Bunlar Horasan taraflarında otururlardı. O sırada Tatarlar her tarafa hücum ediyorlardı. Tatarlar’ın reisi Cengiz Han, namında bir adam idi. Bunun muntazam ve kuvvetli orduları vardı.

 

İşte Süleyman Şah, Tatarlar’ın hücumundan korkarak memleketini terk etdi. Elli bin kişi kadar olan kabilesiyle beraber Anadolu’ya girdi. Van gölü civrında <<Ahlat>> kasabasında yedi sene kadar oturdu. Tatar gürültüsü bitince memleketlerine dönmeğe karar verdiler. Fakat Süleyman Şah, Fırat Nehri’ne düşerek boğuldu.

 

Türkler, Süleyman Şah’ın naşını <<Türk Mezarı>> denilen yere gömdükden sonra ikiye ayrıldılar: Bir kısmı memleketlerine avdet etdiler, digğer kısmı da Süleyman Şah’ın oğlu Ertuğrul Bey’e tabi olarak (Erzurum) taraflarına gitdiler.

 

Bir gün Konya Ovası’nda dolaşırlarken birbirleriyle muharebe eden iki orduya rast geldiler. Ordulardan biri pek kuvvetli görünüyordu. Diğeri pek zayıf bir halde idi, hemen bir iki hücumda mahvolacak gibi idi.

 

Ertuğrul Bey, askeriyle beraber galib görünen tarafa hücum etdi. Bu suretle zayıf tarafa yardım etmiş oldu. Ertuğrul Bey’in bilmeyerek muavenet etdiği bu ordu, Türk neslinden Selçukiler’in hükümdarı (Sultan Alaeddin)’in ordusu idi.

 

Selçuki hanedanından olan Sultan Alaeddin, bu muzafferiyetden dolayı pek ziyade memnun oldu. Ertuğrul Bey’e, şu fedakarlığına mükafaten Bursa taraflarındaki <<Söğüt>> nahiyesiyle <<Domaniç>> Yaylası’nı verdi.

 

Ertuğrul Gazi, küçük bir beylik teşkil etdi. (680) senesinde vefat edince yerine oğlu Osman Bey geçdi. İşte devletimizin asıl müessisi bu Osman Bey’dir. Bunun için devletimize <<Osmanlı Devleti>> denir.”

 

“ Sualler: 1. Oğuz Han kim idi? - 2. Türkller nerelerde ve nasıl yaşıyorlardı? - 3. Süleyman Şah kimdir? - 4. Türkler, niçin garba doğru kaçdılar? - 5. Cengiz Han kimdir? - 6. Tatarlar ne yaparlardı? -7. Ertuğrul kimdi? Ne tarafa gitdi? - 8. Konya Ovası’nda ne gördüler? -9. Hangi tarafa yardım etdiler? -10. Sultan Alaeddin kim idi? -11. Ertuğrul Bey nerelerde yerleşdi? -12. Devletimize niçin (Osmanlı Devleti) denir?”

 

Burada bir konuya parmak basmanın gereği üzerinde durmamız gerekmektedir, bugün için Osmanlı Türkçesi ile okur – yazar kişilerin varlığı oldukça az..

 

Eğer geçmişimizle ilgili bilgi edinmek gibi bir düşüncemiz olursa ki hep olmaktadır; öyle ise bizlerde bugün için hemen <<Osmanlıca Türkçesiyle okuyup yazabilmek adına kollarımızı sıvayıp, kafamızı o işin içerisine daldırmalıyız..

 

Ülkemizin içerisinde bulunduğu şu günlerde, özellikle Osmanlı Türkçesi’ni öğrenebilmek için her türlü güzel ortamın var olduğunu görmekteyiz.. Öyle ki, bu güzel ortam “Özel Medya”ya bile sıçradığı açıkça görülmektedir.

 

Sizlerden isteğim şudur: Ne olur, yüzlerce yıl varlığını sürdürmüş olan “Osmanlıca Türkçesi (Osmanlıca)” ile okuyabilmek adına yaşınıza bakmadan “Bismillah” diyip işe başlamanın yollarını arayalım..

 

Sakın ha, sözümü başka yönlere çekenlere aldırış etmeyesiniz.. Bu yazı türü de, bu gün yürürlükte bulunan yazı türü kadar bizim kendi yazımızdır; dahası, sayısız eserlerin üzerinde bulunan kimliğimizi bile bu yazı türüyle süslemiş dedelerimiz..

 

Ben mezar taşlarımızı okuyalım da demiyorum; herkes Osmanlıca Türkçesi’ni okuyamasa bile dedelerinin var olan kabirlerinin kimliklerini çok iyi olarak bilebilmektedir!..

 

Benim gerçek olarak anlatmaya çalıştığım, özellikle Müslüman Türk Milleti’nin “Medeniyeti” ile uygarlığının birer meyvesi durumunda olup, günümüzde sayısı bilinmeyen eserlerden - bu yazı türünü kavrayarak, geçmişimizi, geçmişteki değerlerimizi kendi kendimize okuyup, başkalarının (yabancıların) yazdıklarının Türkçe’ye (yeni yazımızla) uyarlanılmış (kortopal) durumuna bağımlı kalmayarak, birinci elden bilinçlenmemizi istememdendir..

 

Bu kere de gündeme getirmiş olduğum bu önemli konuda bir gün beni anlayanların çoğunlukta olacaklarını şu an anlar gibi olmaktayım. İnanıyorum ki, o güzel günlere ulaşabilmemiz için çokça uzak bir süre kalmamıştır İnşallah!..

 

Allah’ım (C.C.), bütün güzelliklerimize - değerlerimize ulaşabilmemiz yönünde hızlı adımlar atarak, Müslüman Türk Milleti’nin bütün değerleri üzerinde güzel duygular besleyip, o değerleri uygulama ortamına taşıyabilmek çabası içerisinde olanlardan razı olsun..

 

Hepinize en derin Saygılarımı – Sevgilerimi sunarım. Allah’a emanet olun. 

 
Etiketler: OSMANLI, TÜRKÇESİ’Nİ, ÖĞRENELİM,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı