Yazı Detayı
09 Eylül 2016 - Cuma 11:49
 
KURBAN, YAKINLIK, KİME VE NASIL
Musa Saygılı
 
 

İnsanlar yaratıcının kendilerine verdiği bir özellik olarak gücün ve güçlü olana yakın olmayı isterler. Böylece güçlü olan kişinin kendilerini koruyacağı ve gözeteceğini düşünürler. Gücün asıl kaynağı ise hiç şüphesiz Yüce Allah’tır. “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz”[1]. “Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür”[2].

 

Kainatı sonsuz kudretiyle bütün detaylarıyla adeta milimetrik hesaplamalarla yaratan düzene koyan O’dur. O’nun sonsuz kudretini insanın vücudunun her detayındaki mükemmellikte görürüz. Milyarlarca insanın parmak uçlarındaki farklı yaratılışla O’nun gücünü kavrarız. Bitkilerin görünümündeki ve işleyişindeki mükemmellikte, hayvanların mükemmel yaratılışlarında ve emre itaatlerinde hep O’nun kudretini görürüz.

 

Gezegenlerin, yıldızların mükemmel bir hesapla yörüngelerini takip etmeleri, yağmurun yağması, dağların dimdik ayakta durması, denizlerin ihtişamı da O’nun gücünün göstergesidir. Daha nice mükemmellik ve ihtişam hep O’nun kudreti ve gücünün eseridir.

 

Hz. İbrahim’i ateşin yakmaması, Hz. İsmail’i bıçağın kesmemesi, Hz. Nuh’un gemi inşa ederek azaptan kurtuluşu, Hz. Yunus’un balığın karnından selamete ermesi, Hz. Musa’nın firavunun zulmüne son vermesi hep O’nun gücünün ve O’na  yakın olmanın sonuçlarıdır.

 

O, zalimlere, inkarcılara ve isyan edip yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlara karşı da güç sahibidir.

 

Yanardağların faaliyete geçmesi, firavunun suda boğulması, bir sineğin putlara tapan Keldânî kavminin o devirdeki kralı olan Nemrudu aciz bırakması, lut kavminin ahlaksızlıklarına karşı başlarına taş yağması hep O’nun kudretinin eserleridir.

 

Olağanüstü saraylara, mallara, sürülere ve eşsiz bağ ve bahçelere sahip olan ve bu yüzden gurur ve kibre kapılmış olan Ad kavmi, putlara tapmaya başlamış, insanlara zulmederek azgınlık ve taşkınlıkta bulunmuştur. İsyan ve inkârlarının cezası olarak Allah, önce yağmurlarını keserek kuraklık sebebiyle ünlü İrem bağlarını kurutmuş, daha sonra kasıp kavuran bir rüzgarla onları cezalandırmıştır.

 

Dağlarda oydukları güvenli evlerde yaşayan, Allah’ın ayetlerinden yüz çevirip peygamberlerini yalanlayan Ashâbü’l-Hicr, O’nun güç ve kudretinin tecellisiyle bir sabah vakti korkunç bir sesle gelen felaketle cezalandırılmıştır. 

 

Ölçü ve tartıda, alışverişte haksızlık yapmak, ülkede bozgunculuk çıkarmak, tehditle insanları Allah’ın yolundan alıkoymak gibi tutum ve davranışlarda bulunan  Medyen (Eyke) Halkını Yüce Allah şiddetli deprem ve korkunç bir gürültü ile helâk etmiştir.

Bütün bunlar bize gösteriyor ki asıl yakın olunması gereken güç ve kuvvet sahibi olan Yüce Allah’tır. Asıl güç güç ve kudretin Allah’ın olduğunu, insanlara verilen güç ve kuvvetlerin ise sınırlı olduğunu ve bir gün sona erdiğini tarih bize net bir şekilde göstermiştir. 

 

Yüce Allah insanı eşref-i mahluk olarak yarattı ve her an yaptıklarından haberdar olduğunu, hesap verecek şekilde yaşaması gerektiğini de bildirdi. Biz O’nu görmesek de O’nun bizi gördüğü bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini de Hz. Peygamber (s.a.s.) efendimiz cibril hadisinde “İhsân nedir?” sorusuna verdiği cevapta " Allah'a O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen onu görmüyorsan da, o seni muhakkak görür"[3] cevabıyla ifade etmiştir.

 

Yüce Allah elbette kullarına yakındır. Bunu şu ayetle de bildirmektedir: “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız[4]”. “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler[5].

 

Kullar da Allah’a yakın olmalı, yaklaşmanın yollarını aramalıdırlar.Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz[6]. Ayeti bize bunu ifade etmektedir.

 

Kulların da yaratıcıya yakın olma yollarından biri de kurban ibadetidir. Zira kurban; "yaklaşmak, Allah'a yakınlık sağlamaya vesile olan şey"dir. Kurban, zekat gibi Hicretin ikinci yılında Medine'de meşru kılınmıştır. Meşruiyeti Kitap, Sünnet ve icma ile sabittir.

 

Gücü yeten kişinin Kurban ibadetini ihmal edilmemesi gerektiğini de sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle ifade etmiştir:  "Kimin hali vakti yerine olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın." [7]

 

KURBANIN TARİHİ

 

 

Kurban, insanlık tarihi kadar eski ve köklü bir ibadettir. Hemen her din ve gelenekte kurban vardır. "Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık[8]. İlahi dinlerin hepsinde kurban ibadetinin olduğunu da bu ayetten anlıyoruz.

  1. İlahi olmayan dinlerden bazılarında  bir kısım tahıl ürünleri kurban olarak seçilirken bazılarında da insan kurban edilmiştir. Mesela bir eski Orta Amerika kültürü olan Aztekler, kurban ettikleri insanları 18 m derinliğindeki kurban kuyusuna atıyorlardı.  İnsan kurban etme Çin, Hint ve bazı Ortadoğu kültürlerinde de görülmüştür.
  2. Hz Musa’nın kavmi olan İsrailoğulları buzağı heykelinden kendilerine tanrı edinmişlerdi.

 

İsrailoğulları menfaatine tapan bir milletti. Kendileri için yararlı olan şeylere taparlardı. İnek ile hem çift sürüyorlar hem de onun sütünden yararlanıyorlardı. Bakara suresinde sureye adını veren olayda, Bir şahıs, mirasına konmak için amcasını öldürmüş, katilin bulunabilmesi için inek kesilmesi, kesilen inekten bir parçanın maktüle vurulması halinde maktülün, katilin kim olduğunu söyleyeceği haber verilmişti. İsrailoğulları, bu emri yerine getirmemek için işi epeyce yokuşa sürdüler. Bu emrin bir hikmeti de, ineğin İsrailoğullarınca kutsal sayılması inancını yıkmaktı. Burada kurban ibadetinin tevhitle ilişkili yönü de ortaya çıkıyor.  Böylece Musa (a.s.)’ın ümmetine, ineği kesme emri ile  hem menfaatlerine tapmaktan vazgeçme hem  de Allah'tan başkasına  tapmama  ikazı  yapılmıştır.

 

  1. Muharref İncil’de de Hz İsa’nın, insanlığın günahını affettirmek için kendini feda ettiği düşüncesi yer alır.  
  2. İslam öncesi Müşrik Mekkeliler de kurban kesiyorlar ancak kesikleri kurbanları Kabe’ye koydukları putlara  sunuyorlardı.

 

KURBAN VE HZ. ADEM’İN OĞULLARI

 

Kurban İbadeti Hz. Adem ile başlayan ve kıyamete kadar sürecek olan ibadetlerdendir. Kurban Hz.Adem’in oğulları Habil ile Kabil kıssasında şöyle geçer: “Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti”. “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır” .[9]

 

 

KURBAN VE HZ. İBRAHİM

 

Peygamberimiz s.a.s.a kurban kesmek nedir? diye soruldu. Atanız İbrahim a.s. peygamberin sünnetidir. buyurdular.

 

“ Çocuğu (İsmail) kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince (İbrahim (as)) ona “ Yavrum ! Ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin? “ dedi. O da, “ BABACIĞIM! EMROLUNDUĞUN ŞEYİ YAP. İNŞAALLAH BENİ SABREDENLERDEN BULACAKSIN.” Dedi. Nihayet her ikisi de ( Allah’ın emrine ) boyun eğip, İbrahim de onu ( kurban etmek için ) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik.“Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz, iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır. Biz (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.” [10].

 

Kurban, gerektiğinde Yüce Allah’ın emri için candan vazgeçebilmektir. Hz. İbrahim’ in samimiyyetini ve Hz. İsmail’in teslimiyetini ortaya koyamayan kurban, kasaplık yapmakla oyalanmaktır.  Hz. İbrahim, bu davranışı ile imanın sadece dillerde dolaşan bir kelam olmadığını öğretiyordu. İşte iman ve kurban budur. Allah’ın İsmail’i kurban etmesini istemesi, onlara azap etmek için değildi. Hz. İbrahim’ın zatında kıyamete dek gelecek bütün nesillere fedakarlığın, imanın, kurbanın ne olduğunu göstermek istiyordu.

   

         Kurban Bayramı, malımızı Allah için kurban etme, Allah için fedakarlık yapma günüdür. Siz malınızı kurban edemezseniz, malınızın kurbanı olursunuz.

 

NİÇİN KURBAN?

 

1.KURBAN, BİZİ YARATAN VE RIZIK VEREN YÜCE ALLAH’IN EMRİNE İTAATTİR, İBADETTİR, KULLUK GÖSTERGESİDİR

 

Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes[11].

 

Kurban, yaratan’a itaattir. İtaatsizliği zulüm olarak görmektir. Kurban, “Allah’ım, senin varlık için koyduğun düzeni bozmayacağım” sözüdür. Yaradan’a hürmet, onun koyduğu emir ve yasaklara hürmeti gerektirir. “(Resulüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?”[12]

 

 

2.KURBAN İBADETİ, İNSANIN GÖNLÜNDEKİ SAHTE TANRILARI ORADAN ÇIKARMAKTA, TEVHİT İNANCININ EĞİTİMİNİ VERMEKTEDİR

 

Kurban, kelime-i Tevhidin de fiili ifadelerindendir. Sahte tanrıları reddetmektir. Bu ibadeti meşru kılan Yüce Allah’a yönelmektir. Çünkü kurban kesmeyi O meşru kılmış, şartlarını ve özelliklerini O belirlemiştir. O halde kul, kurban keserek yalnız O’na teslim olduğunu,  O’ndan başka tanrıları elinin tersiyle ittiğini ifade etmektedir.  “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O’na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!”[13]

 

 

3.RABBİMİZİN RIZASINI KAZANMAK İÇİN BİR YÖNELİŞTİR

 

Müminler olarak ibadetlerimizdeki temel anlayış Rabbimizin razı olduğu kullardan olabilmektir. Kurban ibadeti de gücü yetenler için Müslümanlardan olmanın göstergelerindendir. Müşriklerin putlara tapmalarına karşılık müminin namazıyla, kurbanıyla, hayatı ve ölümüne kadar bütün varlığıyla hayatını Allah’a adadığını ve bu inançları taşıyan müslümanlardan olduğunu, bu sebeple de Allah’tan başka birini asla ilah tanımayacağını tam bir inanç ve güvenle açıklamasıdır. Onun için kurban da diğer ibadetler de hep dinin sahibi olan Allah içindir. "De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim."[14]

 

  1. KURBAN, YÜCE ALLAH’IN ADINI ANMAKTIR, BİR ZİKİR, BİR ŞÜKÜRDÜR

 

Kişi Kurban kesmek suretiyle malının şükrünü ifa eder. İşte kurban, Allah’ın verdiği nimetlerinden dolayı kendisine gösterdiğimiz bir şükür ifadesidir. O’nun adını hamd ile anmaktır. Fiili bir zikir ve şükürdür.  Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor: “Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.”[15]

 

5.ALLAH’IN EMRİNE KARŞI SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETMEKTİR

“(Fakat unutmayın ki,) onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; lakin O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlıktır[16].

 

Sevgili Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyurmuştur : "Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.''[17]  İbadette  Allah’ın huzuruna çıkan kulun bilincidir. Tıpkı canlıların ruhu olduğu gibi, salih amellerin de ruhu vardır. Salih amelin ruhu bilinçtir. Onun için bütün ibadetlerde olduğu gibi kurban ibadetinde de bilinç önemlidir. Allah c.c.rızası için mi kestik kurbanlarımızı?, komşulara ayıp olmasın diye mi kestik, eve et girsin diye mi!! İşte kurban bu duyarlılığın gösterilmesi, Yüce Allah’ın emirlerine karşı samimiyetle teslim olmanın ifadesidir. Kurban ibadetini ben beni yaratan bana rızık veren Yüce Allah emrettiği için yerine getiriyorum demektir. O nasıl emretmişse o şekilde yerine getiriyorum demektir. bahane ve mazeret üretmeden ama, fakat demeden tam bir teslimiyetle. Zira O’na ulaşacak olan da tam da budur. Kulun samimiyet ve teslimiyeti.

 

  1. KURBAN ÜMMET OLMA BİLİNCİDİR, İNFAK ETMEKTİR:

 

Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: " Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için ALLAH'IN DİNİNİN NİŞANELERİNDEN kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik"[18]. Kişi veremediğine sahip olamaz, veremediğine ait olur. İnsan, malı emanet bildiğinde verebilir; Allah için verdiğinde ise gerçekten sahip olur.

 

7.HZ. PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİNE UYMAK VE TEHDİDİNDEN UZAK OLMAKTIR

 

Kurban aynı zamanda Hz. Peygamberimizin sözlü ve fiili sünnetine tabi olmaktır. O’nu sevmenin, O’nun izinden gitmenin göstergesidir. Kulların  dualarında istedikleri “Liva-ül Hamd isimli sancağının altında toplanmayı manın fiili duasıdır kurban. Müslümanların arasına karışmanın meclislerinde oturmanın mescitlerinde ibadet ediyor olmanın fiilen bir başka yönden ifade edilmesidir kurban. Hz. Peygamber’in (s.a.v)  "Kimin hali vakti yerine olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın"[19]. Tehdidinden uzak olmanın yoludur kurban.

 

8.YÜCE ALLAH’A YAKINLIĞIN SEMBOLÜDÜR

 

"Sözlükte "yaklaşmak, Allah'a yakınlık sağlamaya vesile olan şey" anlamına gelir. Kurban’daki temel mesele kulun Allah’a yakın olup olmaması meselesidir. Ve kurban, tüm ibadetler gibi kulu önce kendi öz benliğine, sonra Allah’a yaklaştırır.  Kurbanın maldan sunulması anlamlıdır. Verdiği mesaj açıktır: Allah’ın insana bahşettiği nimetlerin  insanı  Rabb’ine yaklaştıracak şekilde harcanması ve bu nimetlerin O’na yaklaşmak için kullanması talimatıdır.

 

9.GÜNAHLARIN BAĞIŞLANMASINA SEBEPTİR

 

Bütün ibadetlerin sonuçlarından olan günahların bağışlanması kurban ibadetinde de mevcuttur. Kul samimiyetle emre itaat ettiği için Yüce Allah onun samimiyetini ve davranışa yansımasını günahlarının affa sebep kılmaktadır. Peygamberimiz kızı Hz. Fatıma'ya : "Kurbanın kesilirken orada hazır bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurbanın kanından ilk damlası yere düştüğünde, bağışlanır"  buyurmuştur.

 

  1. KURBAN ALLAH C.C. KATINDA SEVİMLİ BİR İBADETTİR

 

Allah katında sevimli bir ibadeti yapmakla kişi Yüce Allah’ın sevgisini de kazanmış olur. Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş  edin"[20].

 

11.İNSANIN SAHİP OLDUĞU SALDIRGANLIK İÇGÜDÜSÜNÜ TERBİYE EDEN BİR İBADETTİR

 

Hayvan kanı akıtarak, insan kanı akıtmasını önlemek amaçlıdır. Kurban ibadetinin birincil anlamdaki amacı bu psikolojik eğitimdir. Kurban ibadetini hayvanları katletmek olarak gören zihniyetin ağabeyleri, akıl verenleri, üst akılları orta doğuyu ve Müslüman coğrafyayı yıllardır kan gölüne çevirmişler ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuşlardır. Zira şefkat zehirlenince, zehirler. Zehirli şefkat şefkat değildir, zulmün alasıdır.

 

  1. KURBAN, FEDAKÂRLIK, İHLAS VE CÖMERTLİĞİN SEMBOLÜDÜR.

 

Kurban aynı zamanda kişilik kazanılmasında da önemli bir etkiye sahiptir. Kurban kesmekle kişi İbrahimleşir. Kişi kurban kesmekle Hz. İbrahim’in göstermiş olduğu itaate kendisinin de hazır olduğunu simgesel bir davranışla göstermiş olmaktadır. Mü’minler Kurban kesmekle, ataları Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in şanlı hatıralarını anmakta, tazelemekte ve gerektiğinde kendilerinin de aynı teslimiyet ve fedakârlığa hazır olduklarını ifade etmektedirler.

 

Kurbanlarımızın yakınlığa vesile olması duası ile bayramımız mübarek olsun.

 

Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

                                                                   Mevlana

 

 

TEŞRİK TEKBİRİNİ UNUTMAYALIM:  Arefe günü sabahından bayramın 4. günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın selamından sonra teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek ve seferi mukim ayırımı olmaksızın her mükellefe vaciptir. Hanefi mezhebinde fetvaya esas olan görüş budur. Teşrik günlerinde kazaya kalan namaz, yine o günlerde kaza edilirse teşrik tekbirlerini de kaza etmek gerekir. Bunun dışında teşrik tekbirleri kazası edilmez. Teşrik tekbirleri, Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre sünnet, Mâlikî mezhebine göre ise menduptur. Teşrik tekbiri şu şekildedir:"Allâhüekber, Allâhüekber, Lâilâhe illallâhü vallâhüekber, Allâhüekber ve lillâhi'l-hamd"

 

Musa SAYGILI

Bayburt İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı

 

 

[1] Talak,65/12

[2] Bakara,2/255

[3] Buhârî, İman 1; Müslim, İman 1

[4] Kaf,50/16

[5] Bakara,2/186

[6] Maide,5/35

[7]  İbn Mâce, Adâhî, 2

[8] Hac, 22/34

[9] Maide 27-29

[10] Saffat 102-107

[11] Kevser: 2

[12] Furkan, 77

[13] Hac,34

[14] Enam, 6/162-163

[15] Hacc 22/28

[16] Hac22/37

[17] Buhari, İman, 1

[18] Hacc, 22/36

[19] İbn Mâce, Adâhi, 2

[20] Tirmizî, Edâhî 1

 
Etiketler: KURBAN,, YAKINLIK,, KİME, VE, NASIL,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı