Yazı Detayı
06 Kasım 2017 - Pazartesi 10:14
 
İSLAM’DA BORÇ VE ÖDEME ADABI
Kemalettin Aksoy
 
 

İnsanların birbirleriyle yardımlaşma yollarından birisi de borç alıp- borç vermektir. Borç vermeyi dinimiz teşvik etmiş ve bu eylemi sevap olarak nitelendirmiştir. Sadaka vermekten daha sevap olduğu bildirilmiştir. Buna karz-ı hasen diyoruz. Yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır. 

 

Eğer Allah’a (rızası uğruna) borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah çok mükâfat verendir, ceza vermekte acele etmeyendir.”       Teğabun su.17. 

 

“Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir mükâfat vardır.”  Hadid su.18. 

 

“Allah’a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere…”     Müzzemmil su. 20. 

 

“Eğer Allah’a içten gelen bir istekle ödünç verirseniz,  Allah onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar.”          Et-Terğib ve’t-Terhib, II,40. 

 

Karz ,  geri ödenmek üzere verilen mal veya birisine ödünç (borç) verme anlamına gelir. Karz (borç verme), Allah’a yakınlaşma (kurbet) anlamını içeren, alan açısından dünyevi, borç veren açısından uhrevi faydaları olan bir işlemdir. Karz-ı Hasen (Güzel Ödünç) denilmesinin sebebi, hayır duygusuyla ve Allah rızası için yapılan her türlü mali fedakârlığı kapsamaktadır. 

 

 Kur’an-ı Kerim’de tam on iki yerde bu kavram mecazi olarak Allah’a güzel bir şekilde borç verme” (karz-ı hasen) anlamında kullanılmıştır. Kısacası, sırf yardım etmek gayesiyle, Faizsiz, karşılıksız, menfaat beklemeden Allah rızası için maddi sıkıntı içinde bulunanlara verilen borca, karz-ı hasen denir. Allah için borç verenlerin bağışlanacağı ve sevaplarının da kat kat olacağını yukarıdaki ayetlerden öğrenmekteyiz. Sadaka ve borç vermek güzel bir ibadettir. Ancak ihtiyaç sahibinin onurunu ve şahsiyetini incitmemek için ödünç, borç vermek daha güzeldir. 

 

“ Eğer borçlu darlık içinde ise, eli genişleninceye kadar ona mühlet vermek gerekir. Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadaka ( veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır.”        2.su./280.  

 

Ebu Hureyre (ra) rivayetine göre, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: 

 

“Ödeme güçlüğü çeken borçluya zaman tanıyan ya da alacağını bağışlayan kimseyi Allah, kendisininkinden başka hiçbir gölgenin  (himayenin) olmadığı kıyamet gününde arşının gölgesinde gölgelendirecektir (özel olarak himaye edecektir).”        Tirmizi, Buyu’,67. 

 

Kim Müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir. Kişi din kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımcısıdır. “  Buhari.    Müslim, Zikir,38. İbn Mace, Sadakat,14. 

 

            Enes b. Malik (ra) dan,  "Allah'ın elçisi şöyle buyurdu: Miraç gecesinde bana, cennet kapısında şöyle bir yazı gösterildi. Sadaka  on misliyle mükafatlandırılacaktır., karz-ı hasen (ödünç para) için ise on sekiz katı ecir vardır.” Ben, Cebrâil'e : “ödünç verilen para niçin sadakadan daha üstün olduğunu sorduğumda, şu cevabı verdi: “ Şüphesiz, dilenci (çoğu zaman) yanında para olduğu halde ister. Ödünç (borç) isteyen ise, ancak ihtiyacı sebebiyle borç ister" buyurdu.      İbn-i MâceSadakât, 19; el-HeysemîMecmau'z-ZevâidlV, 126. 

 

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resulullah  (sav) şöyle buyurdular:  

 

Sizden önce yaşayanlardan bir tüccar vardı. Halka borç verirdi. Borçluları arasında fakir görürse hizmetçilerine: “Onun borcundan vazgeçiverin, böylece Allah da bizim günahlarımızdan vazgeçmesini umarız”. Derdi. Allah (cc) da onu günahlarından vazgeçti.       Buhari Sulh, 10. Müslim, Müsakat, 19. Nesai, Büyu’104 

 

Bu konuda diğer bir rivayette şöyledir. Resulullah (sav) şöyle buyurdu:  

 

“Bir adam hiç güzel (hayır) amelde bulunmazdı. Ancak halka borç verir ve borcunu toplayan elçilerine: “Borcunu kolay ödeyecek zenginden al, borcunu zor ödeyecek fakirden alma, vazgeç. Ola ki Allah da bizim günahlarımızdan vazgeçer” derdi. 

 

 Allah Teâlâ hazretleri de bunu üzerine: “Haydi senin günahlarından vazgeçtim” buyurdu.       BuhariBüyu’ 18, Enbiya 50; Müslim, Müsakat, 31. NesaiBüyu’ 104. 

 

“Ebu Katade (ra), bir borçlusunu parasını talep etmek üzere aramıştı. O, kendisinden gizlendi. Bilahare adamı buldu. Ancak: “Dardayım” dedi. Bunun üzerine: 

 

-“Allah’a yemin eder misin? Diye sordu. Borçlu: 

 

-“Vallahi, dardayım” diye yemin etti. Ebu Katade: 

 

-“Ben Resulullah (sav) in, “Kim Allah’ın kendisini kıyamet gününün sıkıntısından kurtarmasını isterse darda olana nefes aldırsın veya tamamen borcunu bağışlayıversin” dediğini işittim” Dedi.     Müslim, Kasame, 32. 

 

Kur’an ve sünnetteimkan sahibi kimselerin ihtiyaçlı kimselere borç vermesi, borçluya mühlet tanıması, gereksiz yere onu sıkıştırmaması tavsiye edilirken, borçluya da borcunu zamanında en güzel bir şekilde ödemesi, ödeme imkanı olduğu halde ödemeyi geciktirmesinin zulüm, ödeme niyeti olmayanın borç almasını da hırsızlık olarak belirtmiştir. İbn Mace. 

 

Maddi imkânı olan kişinin borcunu ödemeyi geciktirmesi, bekletmesi zulümdür. Biriniz (alacağının ödenmesi için) durumu iyi olan birine havale edildiğinde, bunu kabul etsin.”        Müslim, Musakat, 33.  BuhariHavalat, 1. Ebu Davut, Buyu’,10;  Tirmizi, Buyu’,68;  Nesai;  Buyu’101. 

 

Ebu Hureyre (ra) dan rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: 

 

“Kim insanların mallarını geri ödeme niyetiyle alırsa Allah onun ödemesini kolaylaştırır. Kim de malı tüketip, telef etmek (geri ödememek) niyeti ile alırsa Allah da onun malını telef eder.”    Buhari, İstikraz, 2. 

 

Meymüne anamız (ra) fazlaca borca giriyordu.  Ailesi bu mesele konusunda ona müdahale edip durumunu ayıpladılar. O şu cevabı verdi: “Borcu bırakmayacağım. Ben dostum ve can yoldaşım Peygamber(sav) ı şöyle söylerken işittim: 

 

 “ Bir borçla borçlanan bir kimsenin borcu ödeme niyeti olduğunu Allah (cc) bilince, onun borcunu Allah mutlaka dünyada iken öder.”      NesaiBüyu’.99;  İbn MaceSadkat,10. 

 

Sizin en hayırlınız, borcunu en iyi şekilde ödeyeninizdir.”       BuhariVekalet, 5. 

 

Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “ Allah (cc) kıyamet gününde borçluyu çağırıp huzurunda durdurur. Ona: 

 

-Ey Âdemoğlu! Bu borcu niçin aldın ve niçin insanların haklarını zayi ettin:”  denir. O kimse: 

 

“-Ya Rabbi! Sen biliyorsun ki, ben onu aldım, yemedim, içmedim, giymedim ve zayi etmedim.  Fakat yandığı için yahut çalındığı için veya zararına satmamdan dolayı ödeyemedim.” Der. Bunun üzerine Allah (cc): 

 

“Kulum doğru söyledi. Borcunu senin yerine ödemeye ben daha layığım.” Buyurur. Daha sonra Allah bir şey isteyip onu terazinin sevap kefesine kor ve böylece sevapları, günahlarına ağır basar. Ve Allah’ın bol rahmetiyle cennete girer.”     İmam AhmedBezzarTaberani. 

 

Sonuç olarak borç alıp verirken şu hususlara dikkat etmeliyiz: 

 

Zorunlu olmadıkça borca girilmemeli, borç almak zorunda kalındığında ise, Hakka, hukuka riayet edilmeli. Borcu ödeme imkânı olunca hemen ödenmeli, borç ödeme savsaklanmamalıdır. 

 

Borç geleneği sürdürülmeli, borç vereni Yüce Allah’ın karşılıksız bırakmayacağını ve 

 
Etiketler: İSLAM’DA, BORÇ, VE, ÖDEME, ADABI, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
GALATASARAY A.Ş.
26
27
2
2
8
12
2
MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK
26
23
2
2
8
12
3
BEŞİKTAŞ A.Ş.
22
19
2
4
6
12
4
KAYSERİSPOR
22
19
2
4
6
12
5
FENERBAHÇE A.Ş.
20
25
2
5
5
12
6
DEMİR GRUP SİVASSPOR
19
18
5
1
6
12
7
BURSASPOR
18
22
4
3
5
12
8
GÖZTEPE A.Ş.
18
22
4
3
5
12
9
TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR
18
18
4
3
5
12
10
AYTEMİZ ALANYASPOR
17
25
5
2
5
12
11
TRABZONSPOR A.Ş.
16
23
4
4
4
12
12
KASIMPAŞA A.Ş.
15
20
5
3
4
12
13
EVKUR YENİ MALATYASPOR
14
16
6
2
4
12
14
ANTALYASPOR A.Ş.
13
14
5
4
3
12
15
ATİKER KONYASPOR
11
12
7
2
3
12
16
OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ
8
17
8
2
2
12
17
GENÇLERBİRLİĞİ
8
14
8
2
2
12
18
KARDEMİR KARABÜKSPOR
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı