Yazı Detayı
20 Ocak 2018 - Cumartesi 09:33
 
İnsanlık ölmedi
Nazlı Aişe Daştan
bayburtsılagazetesi@hotmail.com
 
 
Saygıdeğer Okuyucularım, TRT Haber TV’de bir haber izledim; çok ilgimi çekti. Karadeniz Bölgesi’nin deniz gören bir yerinde yangın oluyor, yangını gören köylüler bir taraftan itfaiyeyi çağırıyor, öte yandan bütün komşular yangın yerine koşuşuyor..  İtfaiye çok kısa bir sürede yangın yerine ulaşıyor. Köylü komşular bir taraftan itfaiyeye yardımcı olurken, bir bölümü de hortumlarla yangına çeşme suyu sıkıyor..       
 
 
Buraya kadar bütün görüntüler doğal gibi gözüküyor.. Bir de bakıyoruz ki, yan tarafta kadınlı – erkekli bütün komşu köylüler  yangının olduğu bölümün bitişiğinde yer alan evdeki  yatağı, yorganı, bütün eşyayı bir karınca görünümünde dışarıya çıkartmak için sıraya girmiş, harıl harıl çalışıyorlar..     
 
 
Bayburtlular, “Bunda ne var” diyeceksiniz doğal bir görüntü!.. Evet doğru söylüyorsunuz da, bu günkü ortamda böyle güzellikleri görmekte çok şanssız  kaldık gibi.. Yine de, böyle güzellikler bizleri sevindirmekte, geleceğe doğru umutlarımızı artırmaktadır.      Düşüne biliyor musunuz, bir tarafta yangınla uğraşan vatandaşlar (komşular) itfaiyecilere yardım ediyor,  öte yanda, yangının her an sıçraması beklenilen evde bulunan her ne varsa, buradaki “can yongaları” diğer komşular tarafından dışarıya çıkartılıyor.. Demek ki insanlık daha ölmüş değil Milletimizde..     
 
 Bu durumu görünce öyle bir sevindim ki inanamazsınız.. Sanki Allah’tan dilediğim yeni bir düzene yeniden geri dönmüş gibiydim..      Gerçeği sorarsanız, bizler Bayburtlular olarak bu gibi durumlara yabancı değiliz.. Çünkü bizim memleketimizde belki fabrikalar yok, iş yerleri yeterli değildir; çalışma ortamında eksiklikler vardır ancak, hiç değişmeyen ortak değerlerimiz hep var olmuş, bu güzelliklerimizi de hep sürdürmüşüzdür.      Acizane ben Bayburt’un Tuzcuzade Mahallesi’nden olsam da Anneannemler, ayrıca kayınvalidemin köyü olan Balca’da ki köy geleneklerini azda olsa görüp duymuş birisiyim.. Orada gerçekleştirilen yardımseverliğin öteden beri süregeldiğini çok iyi bilebilmekteyim..     
 
Bayburt köylerinde yazılmamış, sınırları belirlenmemiş öyle güzel davranışlar – adetler, töreler vardır ki, bizler işte bu davranışların, bu güzelliklerin varlığında Bayburtlu’luğumuzla onur duymakta, kendimizin bir ayrıcalıkların varlığıyla hep kendimizden söz ettirmekteyiz..      Diyelim ki bir komşunun durumu iyi değil; yani geçim sıkıntısı çekiyor.. Köylüler (komşular) o aileye hiç utandırmadan destek olup, üzerlerine düşen komşuluktan doğan sorumluluklarını yerine getirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışır.      Birisi patatesini, birisi ekmeğini – ununu, başka birisi tezeğini, odununu, diğer birileri ise ayranını – sütünü kendisine verebilmek için, ince yollar seçerler..      Ekmek – un vermeyi düşünen komşu, o teyzeyi (diyelim) kendisinin “tandur yaktığını, ekmek yapacağını, ancak çok yorgun olduğunu, eğer mümkünse kendisine yardımcı olması” için evine çağırır.. Gerçekten evine gelen o yoksul komşu, yardımcı olmak düşüncesiyle sevine sevine gittiği o evde, ekmek yapımının ardından sevine sevine evinin yolunu tutar; çünkü ortada bir emek vardır düşüncesinde.. Emeği de söz konusudur üstelik..   
 
 
   Zaten istenilen de bu değil mi?.. Ekmek tandurda pişerken, Allah ne vermişse yenilir içilir; her şey kendi evindeymiş gibi.. Ardından lavaşlar – keteler pişmiş, işler de neredeyse bitmiştir; herkes “dereden – tepeden” söz ederken, bir taraftan da, bu yardımsever komşuya adı konulmamış bir hak gibi, ekmek – kete sarılıp verilir..   
 
 
  Eğer yardıma çağrılmadan yoksul komşuya bir yardım yapılmış olsa idi, o komşu ezilip – büzülecek, diğerleri de bu durumdan “nefisleri” kabaracaktı!.. İşte bu güzellik böyle bir orta yolun “Atadan – dededen” kalan bir yöntemiydi..   
 
 
  Peki başka bir adetten söz edelim dilerseniz; bu biraz daha farklı.. Diyelim ki, bir komşu tuğs düşen tavuğunu tuğsa  yatıracak..  Varlıklı olsun, yoksul olsun çocuğunu diğer komşulara gönderip yumurta ister; bu durum çok ilginç – güzel bir adettir; garipsenmez - ayıplanmaz..   
 
   Var sayalım ki, komşulardan gelen 12 – 15 tane yumurtayı tavuğun altına konulurken, geri kalan yumurtaları da, “diye güle” pişirir yerler.. İşin çok ilginç yönü ise, bazı yoksul kişilerin tavuğun altına konulması için topladıkları yumurtaları afiyetle pişirip yedikleri de olmaktadır.      Başka ilginç bir adeti de baş tarafta anlatmaya çalıştığım yangın anındaki yardımlaşma konusundan yola çıkarak aynı konudan söz edelim; bilindiği gibi Bayburt’ta bulunan köylerin hemen tamamında vatandaşlar (çiftçiler) çiftçilikle, özellikle de hayvancılıkla geçimlerini sürdürmektedir.   
 
 
  Hayvanların yaz mevsiminde bakımları birazcık olsun kolaydır da, güzü geçip, mevsim kışa döndü mü, işler oldukça zorlaşır.. Belirli aralıklarla, damlarda – ahırlarda bulunan hayvanların önlerine otları – samanları, diğer gerekli yiyecekleri, suları konulur..       Bir bakıyorsunuz ki, her nasıl olmuşsa olmuş, komşunun otlarının arasına bir ateş düşmüş; yangını “
 
Etiketler: İnsanlık, ölmedi,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı