Yazı Detayı
23 Şubat 2017 - Perşembe 10:38
 
GECEDE SIR OLDU (Mahir ADIBEŞ)
Nahit İmaç
bayburtsila@hotmail.com
 
 

  Bayburt zengin kültürün anılarda taze tutmak için bunlar zamanla eser haline getirilerek günümüze ulaştırıp gelecek nesillerimizde bizden sonra bunları yaşatmaları gerekir. Günümüz de böyle bir eseri Dede Korkut Şenliklerinde; değerli hemşehrimiz Uz.Vet.Hekim Mahir ADIBEŞ imzalayarak hediye ettiği TÜRDAV Yayınlarında çıkan “Gecede Sır Oldu” adlı eserdir. Hemşehrimiz 1964 yılında Bayburt’ta doğdu. İlk ve Ortaöğrenimini memleketinde yaptı.Fırat Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesini 1985’de bitirdi. 1986 yılında Diyarbakır Lice İlçesi Tarım İlçe Müdürlüğünde Veteriner hekim olarak göreve başladı ve aynı yıl askere gitti. Asker dönüşü  görev yerine İlçe Tarım Müdürü olarak göreve atandı.1991 yılında Şap Enstitüsü’ne Veteriner Hekim olarak tayin edildi. 1996 yılında tezini vererek Viroloji Uzmanı oldu. Halen bu kurumda Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Evli ve beş çocuk babasıdır.

     

       Araştırmacı yazar olan Mahir ADIBEŞ’in kendi hekimliği alanında da yayınlanmış 3 eseri olup, konusunda birçok yayımı ve yazıları mevcuttur. 1996 yılı Ömer Seyfettin Hikaye Yarışmasında Özendirme Ödülü, 1997 yılında ise üçüncülük kazanmıştır. Almanya’da 19996-1997 yılı Uluslararası Hikaye Yarışmasında “Yarenim Var Yıldızlardan” adlı hikayesiyle Deutsche Welle mansiyon ödülü kazanmıştır.

   

         “Gecede Sır Oldu”(Hikaye, birinci baskı 1995, ikinci baskı 1997 ve üçüncü baskı TÜRDAV Yayınları 2000) ve “Merhamet Gölgeleri” (Hikaye,1997)adlı iki hikaye kitabı yayınlanmıştır. Son iki yılda da yeni romanları çıkan Hemşehrimiz 2001 yılında da yine Ömer Seyfettin Hikaye yarışmasında “Muska” adlı eseri ile özendirme ödülü almıştır.

    

        Hemşehrimizin bu güzel eseri 11 hikayeden oluşmaktadır. Hikayelerde mekan ismi içinde görünmese orda yaşayan, orayı bilen ve o zamanın insanları tanıyan kişiler hemen oranın Bayburt olduğunu anlarlar. Yazarımız hikayelerini içinden gelerek ve o zamanın tazeliğini günümüze taşıyarak anlatmıştır.

 

           

                        BAYBURT KURTULUŞU ANISINA “TOP SESİ”

 

 

            Doğu Anadolu Türklerin ilk yerleşim yeri olmasıyla birlikte tarihte de çeşitli istila ve savaşlar geçirmiştir. Günümüzde de tarihi anıları gelecek nesillere aktarmak ve bu güzelim toprakların o zaman ki zor şartlardan bu güne kadar korunması ve yaşatılması anlatılmaktadır. İşte İlimiz’de  bu olaylara tanıklık yapmış şehirdir. Bayburt ; Plevne, Kop Savunması ve Taş Mağazalar  gibi Kurtuluş Savaşında tarihteki yerini altın harflerle yazdırmıştır. Günümüz de böyle bir eseri hemşehrimiz Uz.Vet.Hekim Mahir ADIBEŞ’in TÜRDAV Yayınlarında çıkan “Gecede Sır Oldu” adlı eserin bir içinde geçen “TOP SESİ “ adlı hikaye tekrar tekrar  okunması gereken bir gerçeği ve anıları hatırlatıyor.

                 

         “TOP SESİ”

 

1917’de Bayburt’da Ermeniler tarafından yapılan katliamda ölen yüzlerce şehidin hatırasına.

       

                   -Kar kalmamıştı ama soğuk dondurucu mu dondurucuydu. Kara soğuk derlerdi, kara soğuk.... Dışarı çıkanların kulakları kesilir gibi donuyor, yüzünden artık haberi bile olmuyordu. Ağaçlar çatırdayarak eğilip, kalkıyorlardı.

    

                      -Şehit Osman Tepesi suskun! Sessiz sokaklar merhamet dileniyorlardı. “Koru Yarabbi!..” bu ses o kadar derinden gelmişti ki ses önce odanın taş duvarları arasında dolaştı, sonra minderle kapalı tek gözlü pencereden sızıp fırtınayla sürüklendi.Çarptı kuzeye set çekmiş kalenin surlarına Çoğaldı, çoğaldı... “Koru Yarabbi ...” Çini Mescit Kalesi.... Çini Mescit Kalesi idi! İki iy öncesine kadar... Taşlara İşlenmiş çinilerden ismini almıştı, Pırıl pırıl .... Yaldız parlıyordu, geceleri ay ışığında. Işıklar raks ediyorlardı taşlarda.

 

              - Aylar önce Anadolu’nun çoğu şehri gibi burası da sustu. Sustu işte. Girdi Urus. Her şeye

el koydu. Her şeye Onlardan önce geceleri ay ışığında parıl parıl parlayan kalenin çinileri teker teker indiler.İnmiyenleri taşla kırarak parçaladılar. Kıramadıklarını taşlarıyla birlikte söktüler. Artık o parıldayan kaleden bir şey kalmamıştı. Sanki, kale yer yarılmışta içine girmişti. Yok  artık yerinde, yok yok yok.... Geceler karardı. Artık ay doğmuyordu. Kara bulutlar yıldızları yoğuruyordu.        

  • Orta yaşlı, ak sakallı biri:

     Urus nevale dağıtacakmış, dedi orada toplananlara. Geldik işte Karnımız aş görsün, yoksa çoluk çocuk açlıktan kırılacak. Analar hasta. Yok ki bir avuç yarma, yapalım iki kaşık çorba. Yoksa fakir ölecek.

Ablak suratlı Rus konuşuyordu, ama  dinleyen yok. Herkes kapıların açılmasını sabırsızlıkla bekliyor. Ha açıldı, ha açılacak...

             

             Nihayet emir verdi, ablak suratlı komutan. Koştu askerler. Her kapıya bir asker yanaştı, soktular koca anahtarları kilitlere, hep aynı anda büktüler, açıldı. İçerisi karanlık, bir şey görülmüyordu. Kalabalık doldu içerlere.... Yuttu Taş Mağazalar onları.    Ve Birden bire kapandı demir kapılar, arkalarından, gacırdayarak... “Eyvah” dedi ihtiyar!

              

            Çöktü soğuk bir hava, taş mağazalara. Titretti hepsini iliklerine kadar. Beklediler kurbanlıklar ölümlerini. İçlerinden dua ettiler. Yaşlı, genç ve çocuk ... Hepsi korkuyla titredi.

 -Çabuk olun, yakın hepsini. Bastı kahkahayı. Bir tanesi sağ kalmasın.... Depolardan tekbir sesleri yükselmeye başladı. Ve İlçe inliyordu tekbirlerle. Ara sokaklardan silah sesleri gelmeye başladı. Katliam başlamıştı. Yeni canlar alınıyordu, ama susturamadılar. Ermeniler yakaladıklarını öldürüyordu. Eller semaya kalkık, gözler yumuk, susmadı diller. “Allahuekber” diyerek taşlar inledi....

 

Kıpırdadı Osman Çavuş, Emirler yağdırarak:

 

  • Sökün şu taşları, yerdeki taşları göstererek, sökün ve kapının arkasına yığın, dedi.

 

Dediğini yaptılar. Küme küme taş parçaları yığdılar. Gelen yanıcı yağ . Taşları sökmeseydik yayılırdı, ama şimdi onu toprak emer. Kapının altından gelen yağ dışarıdan tutuşturulmuştu.

 

-Durmayın, diye bağırdı Osman Çavuş, Ateşin üzerini topraklayın. Taş Mağazalar’da bazısı dumandan boğularak öldü bazısı yanarak. 

 

Şehit Osman tepesinden yükseldi bir toz bulutu. Çoğaldı çoğaldı.... Rus askerlerinden biri bağırdı: Türkler

 

Nereden gelmişti bu top sesi .

 

-Top Sesi, dedi nine, top sesi aha şu yandan geldi. Gösterdi elindeki çınar dalıyla Şehit Osman tepesini. Şu yandan geldi... Top değildi sanki gök yarıldı.Sadece güneşin altında volkanik kayalar parlıyordu.

 

 

 

             Bir kurtuluş hatırası,  Bayburt'umuz 99.yıl dönümü kutlu olsun.

 

 

 

 
Etiketler: GECEDE, SIR, OLDU, , (Mahir, ADIBEŞ),
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı