Yazı Detayı
07 Mart 2017 - Salı 11:49
 
EVET.. EVET.. EVET! DİYORUM
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

Nazlı Aişe DAŞTAN
 

Aradan ne kadar yıl geçti hiç önemli değil!.. Yıllar geçmiş aradan.. O günleri düşünüyorum; daha liseyi bitirip, yüksek öğrenime girebilmenin, eğitim – öğretimimi sürdürmeyi, Vatanıma – Milletime, aileme daha yararlı olabilmemin yollarını arıyordum..

 

 

Kolay değildi o sıralar yüksek öğrenim görebilmek; hele hele yüksek öğrenim görebilmek için liseyi bitirmek, Üniversiteye girmek, sınavlarda başarılı olmanın yanında daha değişik birtakım gerek görülen zorunlu yaptırımların da üzerinden gelmek zorunluluğu vardı.
 

 

Bir öğrenci ilkönce liseyi bitirecek, üniversiteye girebilmek için çalışıp çırpınacak, sınavlarda başarı sağlayıp, yeterli puanları alacak…
Yetti mi?.. Hayır! Yeterli olmadı. Neden diyeceksiniz; söyleyeyim, ya pısırık olup, her istenene, her söylenene ses çıkartmayıp, onların birer piyonu gibi okula kayıt yaptırıp, gidip gelmekten, okulu bitirip sadece diploma almayı düşünmekten geçiyordu..
 

 

Çok zeki, değerli öğrencilerin, çok sayıda onurlu, milli duygularıyla yola çıkmış kişilerin de varlığı bir gerçekse bile, bunların dahi susturulmak istendiği bir sistemle yeni kazandıkları yüksek öğrenim kuruluşlarında baştan gelen; özür dilerim: <<Başlardan gelen>> demek gerekiyordu; evet, başlardan gelen emirler doğrultusunda, Allah’ın emirlerini bile gizlemek durumunda kalan kardeşlerimizin varlığı geliyor gözlerimin önüne..
 

 

Hiç unutmuyorum, Bayburt Kız Sanat Okulu’nu (Lisesini) bitirmiş, Yüksek Öğrenimimi sürdürmek için sınavlara girmiştim.. Erzurum’a Atatürk Üniversitesi’nde kazandığım bölümde kaydımı yapmaya bile başlamıştım o kadar zorlukları bir tarafa bırakarak..
 

 

Şimdiki gibi her ilde üniversite yoktu. Bir kız öğrenci olarak aileme en yakın (yüksek öğrenim birimleri bulunan) il olan Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’nde okumak için orada kayıt yaptırmak için bulunuyordum..
 

 

Bütün zorlukları bir tarafa bırakmış, artık kayıt yaptırmaya başlamıştık.. Öğrenciler uzunca bir ara yerden yürüyüp, orada bulunan kayıt yaptırılacak yere varılıyordu; babamı içeriye almadılar; “Sadece hocam siz buyurun” dediler.
İçeri girmemle dışarı çıkmam bir oldu!.. Babam benim ona doğru ağlayarak hızlı hızlı gittiğimi görünce şaşırıp kaldı.

 

Peşimde birde Güvenlikçi vardı; o benim başımdaki örtüyü çıkartmamı istiyor, bense gerisin geri kaçıyordum..
Babam o an o güvenlikçiye diyeceği en güzel sözleri saydı ama adam da haklıydı; “Ben emir kuluyum, bana emredileni yapıyorum; burası ‘kamusal alan’mış, başına açmayanı içeri almayın dediler..” dedi..
Babam beni sakinleştirip, “Haydi kızım git orada başını aç, kaydını yaptır..” dediyse bile, o görevli, “Hayır!.. Burada çıkart öyle içeri gir.” dedi.. 
 

 

Evet içeri girip. Kaydımızı yaptırdık.. Peki bitti mi sorun? Hayır.. Daha değişik sorunlar çıkartıldı karşımıza.. Yer vermiyorlar inançlı olan kızlara; yer kalmadığını söylüyorlar.. Başka düşünceleri de vardı tabi.. 
Öğrenciler özele yönelsin, Erzurum’a bir şeyler kazandırılsın.. Yani öğrenci geçim kaynağı olmaktan başka hiçbir şeydi onlar için..
 

 

Çok uğraştım kalacak yer bulurum diye.. Baktım olmuyor, O dönemde Yurtkur’un Genel Müdürü Bayburtlu birisiydi, gittim Erzurum’da bulunan Yurtkur Müdürünün karşısına, Beni dayım gönderdi, dedim; “Dayın kim?” diyince, Halim KÜÇÜK dedim.. Hemen bana koltuğu gösterdi müdür..
 

 

Yine sorunlar bitmedi, ya şu taraftan olacaksın, ya bu taraftan olacaksın; eğitim - miş, öğretim - miş, hiç önemli değil..
Anlayacağınız bugün için, Allah’ıma çok şükürler olsun o günkü sorunları kalmadı yavrularımızın.. İki kız çocuğu annesi olarak, Milletimizi bugünlere getirebilmek için çaba gösteren, neredeyse ölümlerden dönen kişiye – kişilere Allah razı olsun; diyorum..
 

Onların çalışmaları birçok karanlık odakları aydınlattı; bir çok doğruları ayıplanmaz gerçekler olarak günümüze getirdiler; ordumuzdaki bayan subaylarımızın bile başlarının (isteyenin) kapatılabileceği yönünde kararlar bile çıkartılmış bulunmaktadır.
 

Bizleri Millet olarak bu günlere, bu güzelliklere ulaştıran Cumhurbaşkanımız – Başkomutanımız - Liderimiz Recep Tayyip ERDOĞAN ile onun Kahraman arkadaşlarının ortaya koyacakları güzel <<ak yol>> için sadece EVET denir; çünkü bu gün için sadece Kahraman Müslüman Türk Milleti’nin geleceği söz konusudur.. 
Bu düşüncelerle 16 Nisan (2017) Pazar günü yapılacak Halk Oylamasının hayırlara vesile olmasını diliyor, EVET, EVET, EVET diyor, saygılar sunuyorum.

 
Etiketler: EVET.., EVET.., EVET!, DİYORUM,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı