Yazı Detayı
17 Ağustos 2016 - Çarşamba 12:42
 
BU TOPLULUĞUN ADI MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ’DİR!..
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

Ey Yüce Müslüman Türk Milleti!.. Sevgili okuyucularım, Şu an, 15 Temmuz (2016) günü başlamış olan “Bayrak Nöbeti”mize ara verdiğimiz bir gündeyiz; yani 10 Ağustos (2016) Çarşamba günündeyiz..

 

 

Yine her gün olduğu gibi yine hep birlikte Bayburt Valiliği ile Bayburt Belediye konakları önünde “Bayrak Nöbeti” tutuyoruz. Büyük bir coşku var. Bütün partiler bir; bütün düşler aynı.. Hep birlikte birlikteliğimizin tadını çıkartıyoruz.
Cenab-ı HAKK bu Milleti korudu. Düşünüyorum da, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN en fazla üç - beş dakikalık bir süre ile hainlerin elinden nasıl kurtulabilmişti.. 
 

 

ALLAH (C C.) bu Yüce Milleti boşu boşuna kurtarmadı; kurtardı ki, bütün Müslümanlar birbirlerini sevsinler – saysınlar; birlikteliklerini ortaya koysunlardı.. Öyle de oldu hem Ülkemizdeki kardeşlerimizle, hem de yurtdışındaki kardeşlerimizle, dahası bizim dinimizden olmayan ancak Türkiye’nin yardımlarını gören sayısız ülkelerde bile bizler için dualar edildi sabahlara kadar.
 

 

Öyle ilginç olaylarla karşılaştık ki şu günlerde, neyin nasıl olduğunu anlayabilmekte gerçekten güçlüklerle karşılaştık. Başarısız kalkışmanın başladığı gün, büyük bir özveriyle sorumluluklarının bilincinde olan bu toplum, Cumhurbaşkanımız Sayın ERDOĞAN’ın emirleriyle bütün Ülkemizde sokaklara, meydanlara döküldü.. Herkes mukaddesatları uğruna birer “Şehit” adaylarıydı sanki. Öylede oldu. Çok sayıda Şehit verildi. Gazilerimizin sayısı daha da fazla..
 

 

Geçmişteki olaylara bir göz attığımızda görüyoruz ki, Türkiyemiz hangi dönemde silkinmiş, ya da silkinmeye kalkışmış, işte tam o sıra içimizde bulunan “vatan hainleri” tarafından olsun, dışarıdaki İslam düşmanları tarafından olsun, Ülkemizde kargaşa çıkartılmış, kalkışmalar, devrimler baş göstermiştir. 
 

 

Peki şu an çok güzel bir ortamda iken Türkiye, neden böyle bir kalkışmada bulunulmuştu?.. Bu kalkışmayı gerçek anlamıyla kim – kimler desteklemiş, ya da kimler tarafından güzel gösterilmiş – gösterilmeye çalışılmıştır?.. Gizledikleri gerçek amaçları ne idi? Niçin bu kalkışmaya yeltelendiler?..
 

Gün geçtikçe birçok bilinmeyenlerin açık açık ortaya döküleceği önemli bir gerçektir. Kim ki İslam düşmanıdır, bilmelilerdir ki, onların bütün oyunlarını Cenab-ı HAKK bozacak, onları “rezil rüsvay” edecektir!..
Bu Millet kimin ne için ne yapmakta olduğunu çok iyi biliyordu; çünkü amacı bir olan bu topluluğun adı Yüce Müslüman Türk Mlleti’ydi!..
 

 

On beş Temmuz (2016) kalkışmasının Yüce Milletimizin gerçek bireyleri olan Yurttaşlarımız tarafından Şehit olmak pahasına başarısız kılınmasındaki gerçeğe iyi bakmak gerekmektedir.
Bu Millet, kendisine hizmet veren yöneticilerini, (onlar doğru yolda olmaları durumunda) canları pahasına korumaktan çekinmez! Gerekirse onların uğruna canlarını seve seve verirler..
Bu Milletin kahraman Türk Ordusu <<Peygamber Ocağı>> (Türk Silahlı Kuvvetleri) içerisine sinsice girip kendilerini gizlemiş “asker elbiseli” vatan hainlerine direnmesindeki sırrı çok iyi belirlemek gerekir. Nasıl oluyor da bir Millet sokaklara (meydanlara) dökülüp, silahlara, tanklara, uçaklara göğüsleri gere gere hiç çekinmeden Cennet bahçesine girercesine korkmadan, çoluğuyla, çocuğuyla, genciyle ihtiyarıyla, kadını – erkeğiyle yürüyebiliyordu.
Politika kurbanı olmayanların görmesi gereken çok önemli bazı gerçekler bile bunun gerçek nedenini ortaya koyabilmekteydi.
 

 

On üç – on beş yıl kadar öncelere bir göz attığımızda öyle gerçeklere ulaşırız ki, sesimizin çıkması değil, iki kişi arasında konuşulması büyük bir özveri olarak sayılabiliyordu. Bu özverili davranış içerisinde bulunanların gelecekleri ise sürekli karartılmaktaydı.
 

 

Öyle Cumhurbaşkanları gördü ki bu Millet, örtünmenin (haşa) Allah emri olmadığını bile söyleyebiliyor; “bu” ibadetin – “şu” ibadetin gereksizliği üzerinde bile “bol kepçeden” atıp, utanmadan Milletin karşısına çıkabiliyordu.
Milletin içerisinden bir kişi çıkıp geldi Türkiye’nin başına.. Recep Tayyip ERDOĞAN!.. Onun kefeni her an yanında idi. Korkmadı. Yapılacakları çok iyi biliyordu. Biliyordu ki eğer “demokrasi” denilen helva heykeli ara sıra birileri tarafından yeniliyor, ortada sadece zavallı bir toplumla, o toplumu bu duruma getiren katiller kalıyordu. 
Cumhurbaşkanımız Sayın ERDOĞAN ne kötülük yapmıştı ki birileri onun ortadan kaldırılması için her türlü kötü oyunların içerisine girip, başarısız olmaları durumunda O’nun ipini çekebilmek adına yüzyıllarca “vatan haini” olarak adlandırılacaklarını bile hiçe sayabiliyordu.
 

 

Bu olay öyle bir olaydı ki, çatışma anında hainlik damgasını yiyerek yaşamını yitirenlerin “cendeklerini” kendi yakınları bile almak istemiyordu. Bu nasıl bir işti ki, askere (orgeneral bile olsa), orduda görev yapan bütün askerlere “ne idiği belirsiz” kişiler emir verebiliyordu.
 

 

Yeniden “Dünya Devleti” olmak yönünde hızlı adımlarla ilerleyen Türkiye’nin bu hızını kesmek adına, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), belki başka diğer bazı ülkelerin satın aldıkları vatan haini FETÖ, ilerlemiş yaşına bakmadan kendi vatanını satmaktan geri durmamıştı.
 

 

Yapılan işler, gelecekte bütün dünyanın şaşıracağı bazı gerçeklerin ta kendisi idi. Neden bu kadar acımasızlardı?.. Peki bu Yüce Dinimizde böyle bir yol var mıydı?. Gerçi böyle hiçbir kurala sığmayan olayların yapımcısı olan kişi, “din adına (!)” dini inançlarımızı hiçe sayarak her türlü kötülüğü kendi doğduğu vatanı için yapmaktan çekinmiyordu.
Şu işe bir bakar mısınız, asker elbiseli hainler Millet’in temsilciliğini yaptığı Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bile uçaklarla bombalamışlardı. Peki gerçek amacınız ne sizin? Diye sorulduğunda ise sessiz kalıp, tepki bile göstermiyorlardı.
 

 

Aman Allah’ım bu ne biçim bir davranış biçimiydi?.. Nasıl bir işti? Sanırım bütün dünyayı şaşırtan iki durum kendisinden söz ettirmekteydi bu günlerde. Birincisi kendi ordusunun içerisinde, kendi yöneticilerini tanımayan, onları – Milletiyle hiçe sayan bir resmi görüntülü hainler topluluğunun varlığı..
 

 

İkincisi ise, yeri geldiğinde, kendi inançları doğrultusunda canla başla çalışıp, bütün bu değerlerin savunuculuğunu yapmaktan geri durmayan yöneticilerini, tanklardan, toplardan, uçaklardan, diğer baskınlardan korumak adına “ecügünden – cücüğüne” sokaklara dökülüp, göğsünü dayayarak liderlerine – yöneticilerine hiçbir kötü davranışın ulaşmaması adına ölümü bile hiçe saymaktadır bir Millet!.. 
 

 

Sanırım bu iki durumda bir Milletin varlığı için olmazsa olmazların başında gelmektedir. Eskilerde uyutulmaya çalışılan bu Millet, artık hiçbir güç tarafından kandırılamayacağının bir gerçek olduğunu ortaya koyabilmekteydi.
15 Temmuz günü gerçekleştirilen bu kötü amaçlı başarısız kalkışmanın ardından Ülkemizdeki bu olumsuzluğu bir başarı gibi görmek – göstermek isteyen bazı ruhsuzların bile var olduğunu görmüş olsak ta, Türkiye’nin çizilmiş sınırları dışında bulunan “duygu - inanç sınırları”, içerisinde bulunan Filistin gibi, Pakistan gibi, Bosna Hersek gibi, Azerbaycan gibi çok sayıdaki ülkede aynı gün Türkiye’nin yanında dik durarak, bizlere destek olmalarını da görebilmiş olmamız bizleri oldukça sevindirmişti..
 

 

Hele hele Mekke-i Mükerreme’de, Kabe – i Şerifte “Kabe İmamı”nın yaptırdığı duayı duyabilmiş olmak, onları uz erişimden izleyebilmiş olmak bile bizleri anlatıla bilmez bir güzellikler denizine doğru yüzdürmektedir.
Evet bütün mazlum (ezilmiş) topluluklar, Ülkemiz için sabah akşam demeden dualar edip, Türkiye’nin inşallah bu yanlışlıklardan kurtulması için ayaktaydı.. Kabe –i Şerifteki dualarda ne diyordu kardeşlerimiz, “Allah’ım Türkiye’ye yardım et!..” 
 

 

Peki niçindi Türkiye’miz için yapılan bu kadar ilgi, bu kadar içten dualar?.. Hem de sınırlarımızın dışarısında.. Bence üzerinde durulması gereken en önemli olayda bu olsa gerektir diye düşünüyorum. İşte önemli olan da bu gerçeği görebilmekten geçmektedir.
 

 

Burada ders alabileceğimiz en önemli konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yer alan siyasi partilerin birbirlerine saygılı olmaları durumudur.
 

 

Politikacılar hangi partiden olursa olsunlar, Ülkemizin yararları söz konusu olduğunda, Milletimizin değerlerini savunmada, “Milli Müdafaa” söz konusu olduğunda, politik düşüncelerini bir tarafa bırakıp, sırt sırta vererek, bu çıkmazların birer birer üzerinden gelmek adına yarış yapmaları gerekmektedir.
 

 

Bazı gerçekler hep üzüyor bizleri.. “iktidar” olsun, “muhalefet” olsun bu özelliklerini, yararlı bazı konularda önemli değerler olarak ortaya koymak yerine, tamamen birbirlerinin doğruları bile olsa, bütün bir yasama yılı – yılları boyunca boşu boşuna, anlamsız gerekçelerle tartışmayı bir gereklilik olarak görür olmuşlardır.
 

 

Eğer bir partinin Milletvekilleri “vatan haini” olarak belirlenmiş ise, bu Milletvekillerinin olsun, aynı eğilimde ise partisi olsun, o kişilerin önü kesilmelidir. Bizler ne yapıyoruz, parti kapatmayalım diyoruz; Muhalefetle iktidar toplanıp, gereği yapılmıyor. İdam konusu da önemli bir yer tutmaktadır birliktelik söz konusu olduğunda. Gereği yapılmalıdır. 
 

“Millete rağmen” bir işin başarılı olamayacağının – inançlara saygısızlığın bir yere kadar başarı olarak gösterilebilse bile, yeri geldiğinde başarısızlığa uğrayacağının bilinmesi, ona göre de Millete saygılı olunması gerekmektedir.
Hiç kimse kimseyi kandırmasın; eğer Ülkemiz – güzel Türkiye’miz bu gibi kötülükler yumağından sağ salim olarak kurtulabilmiş, düzlüğe çıka bilmiş, bu kadar kötülükleri tersyüz edebilmiş ise, inanınki Ülkemizin Suriye’den, Afganistan’dan, diğer birçok ülkeden Ülkemize sığınmış bulunan sayıları milyonları bulan sığınmacıların dualarının Allah katında kabulünün bir görüntüsünden başka bir durum değildir.
 

 

Siz sanıyor musunuz ki, dost ülkelere, akraba ülkelere, geri kalmış değişik ülkelere, doğal afetlerde yanlarında olduğumuz bütün ülkelere attığımız her adımın kat kat fazlasıyla Yaratan tarafından tarafımıza döneceğini unutmayalım.
Allah’ım “akıbetimizi” hayır eylesin. Allah’a emanet olunuz

 
Etiketler: BU, TOPLULUĞUN, ADI, MÜSLÜMAN, TÜRK, MİLLETİ’DİR!..,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı