Yazı Detayı
28 Nisan 2017 - Cuma 13:38
 
BU SEÇİMİN SADECE BİR KAZANANI OLMUŞTUR
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

16 Nisan (2017) Pazar günü Ülkemizde yapılmış olan “Halk Oylaması”nın (2017 Anayasa Değişikliği Referandumu) ardından vatandaşlarımız ‘Anayasa’nın bazı maddelerini değiştiren 18 maddesi’ne 51.41 oranla “EVET!” demiş oldu..

 

Bu “Halk Oylaması”nda Türkiye genelinde “Evet”ler yüzde 51.41 olurken, Bayburt İli yüzde 81.70’le Türkiye birinciliğini üstlenmiş oldu. Bayburt’un peşine 75.55’le Rize, 75.49’la Aksaray, 75.16 ile Gümüşhane, 74.48’le Erzurum, ardından Yozgat, Kahramanmaraş, Çankırı, Konya, Bingöl illeri en çok “Evet” oyu veren iller sıralamasına girmiş oldu.

 

Bayburt’ta alınan “Evet” oylarının Türkiye geneline göre yüksek bir oranda çıkmış olmasının en büyük nedenini ortaya koyabilmek için, Bayburtlu’ların bütün değerlerine bağlı olmaları gösterilmek istense de, büyük bir karalama ortamında (azda olsa) beklenen orandan düşük olmasının bir açıklaması olacaktır - olmalıdır.

 

Bayburt gerçeğine baktığımızda, seçim gününe kadar hemen hemen haftanın en az üç – dört günü Bayburt’ta bulunup, köy köy, mahalle mahalle çalışmalarını aksatmadan büyük bir özveriyle sürdüren birisi Bakan, iki Milletvekilimizin emeklerinin olduğunu unutmamalıyız.

 

Bayburt Milletvekilleri, Sayın Maliye Bakanı Naci AĞBAL ile Sayın Doç. Dr. Şahap KAVCIOĞLU’nun seçim öncesinde günlerce uyku uyumayıp yaptıkları çalışmaları, “Evet”te Bayburt’un Türkiye birincisi olmasına en büyük etken olduğunu söylemeden geçemeyiz.

 

Bilindiği gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi tarafından desteklenen “2017 Referandumu”nda 25 milyon 157 bin 025 oyla <<Evet>> diyip, yüzde 51.41 oranındaki bir oyla Türkiye’nin “Cumhurbaşkanlık Sistemi”ne bir başlangıç oluşturmuş olduk..

 

CHP, HDP, Terör örgütleri PKK – DHKP-C, VP, FETÖ, Avrupa Ülkeleri tarafından açıktan açığa desteklenen, 23 milyon 777 bin 091 oyla (büyük başarısı sağlayan) “Hayır”cılar ise yüzde 48.59 oy oranla, neredeyse ipi göğüsler gibi bir görüntü sergilemiş oldu.

 

Pazar günü akşamı neredeyse başbaşa görüntüsüyle ortaya çıkan oyların belirlenmeye başladığı sıralarda “Hayır”cılar, özellikle de CHP kanadı konuyu sulandırıp, YSK’nun taraf tuttuğu gibi bir görüşle, kafaları karıştırma adına çok yanlış davranışlar içerisine girdiği görülmüştür.

 

“Sandığa Gölge Düştü” gibi kışkırtıcı başlıklar atan bazı basın organları, öteden beri uyguladıkları “Hazımsızlık”larını ortaya koymaktan kendilerini alamadılar.. İşi daha da ileri götürüp, “Seçimin iptal edilmesi” gibi bir ortama sokabilmek adına Ana Muhalefet Partisi CHP’nin tutumu ise, aradan yıllar geçse de hiç unutulamayacak bir dengesizlik – densizlik göstergesi olarak anılacaktır.

 

Çok önemsiz gerekçelerle seçimi “iptal” ettirebilmenin yollarını aralamaya çalışan CHP’nin bu davranışının artık işe yaramayacağını, bugün için CHP’nin o eski oyunlarının hiçbir işe yarayamayacağını bilmeleri gerekirdi..

 

Oy zarflarının mühürsüz olmaları üzerinden yola çıkarak, değişik senaryolarla (oyunlarla), sanki “Evet”le, “Hayır” arasındaki 1 milyon 379 bin 934 oyu hiçe sayar gibi bir davranış sergileyip, konuyu daha da ileriye götürerek, “siyasi manevra”lar yapıp, “Sine – i Millet”e gideceklerini bile söyler olmaları.. Bu gibi davranış biçimlerinin işe yaramayacağını anlayınca da geri adım atmak durumunda kalmaları.. Yine de uslanmayıp, başka başka oyunları sergileyecekleri söylemleri..

 

Peki, bu (birbirine yakın) oy oranlarına nasıl bakılmalıydı?.. Bu konuyu bir tarafa bırakıp, “Ne olursa olsun, bizim dediğimiz olsun” düşüncesiyle ortaya çıkıp, istediklerini değişik yollar deneyerek elde etmeye alışmış olduklarından mıdır bilinmez, değişik yöntemlerle bu durumdan daha çok başarı görüntüsü sergilemek istediler.

 

Ülkemizde olsun, dış ülkelerde olsun, değişik dönemlerde yapılan oylamalarda sadece bir oyla (dahi olsa) kazananların olduğu çok önemli bir gerçek.. Öyle ki, bu oylamada ortaya çıkan “Evet”lerin yüzdesi 51.41 olarak önemli bir sayıdır..

 

Şimdi bu durumda önemli bir konuya da parmak basmak gerekmektedir: Sayın Devlet BAHÇELİ olmasaydı biz böyle bir oylamaya gidebilir miydik?.. Hayır!.. Niçin mi?.. Şunun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeterli oy alınmadan böyle bir “Referandum”a gidilemezdi de ondan..

 

İyi de nasıl oldu ki “Evet”ler le, “Hayır”lar arasında çok az bir oy “farkı” kalmış oldu?.. Bu sorunun karşılığını verebilmek için çok çok bilinçli olmanın da pek gereği yoktur; Adalet ve Kalkınma Partisi’yle Milliyetçi Hareket Partisi’nin (ayrıca BBP’nin) önceki oyları göz önünde bulundurulduğunda olay kendiliğinden ortaya çıkmaktadır..

 

Sayısal değerlendirme yaptığımızda yüzde 58 kadar oy alması beklenen (Ki, tarafımızdan da 60 Evet oyu çıkacağı beklentisi vardı) “Evet”çiler nasıl oluyor da bu yüzdeyi tutturamıyorlar?.. Düşünün bir kere BDP’nin Güneydoğu Anadolu da olsun, Doğu Anadolu’da olsun oy yitirdiği de göz önünde bulundurulduğunda, peki nasıl oluyor ki iki partinin taraftarları olarak varlıklarını tam olarak ortaya koyamadılar…

 

Burada apaçık bir gerçek var; demek oluyor ki, Adalet ve Kalkınma Partisi’yle Milliyetçi Hareket Partisi taraftarları sandık başına gittiklerinde, bu vatandaşların önemli bir bölümü oylarını “Evet”e değil, “Hayır”a vermişlerdir!

 

Sayın BAHÇELİ her ne kadar da bazı köşe yazarlarına veryansın etse de gerçekler apaçık ortada.. Ben Bayburt’tan biliyorum, çok sayıda MHP’li arkadaşımız, parti yöneticilerinin tam tersi görüşünde oy vermiş olduklarını açıkça söylediler.

 

MHP’li olup, “Hayır” oyu verenlere neden böyle bir yönteme baş vurduklarını sorduğumuzda, ‘Biz tek adam zulmüne “Evet” diyemeyiz; diktatörlüğe “Hayır” diyoruz..’ karşılığını aldık.

 

Peki bu ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi’ne gönül vermiş (azda olsa), oylarını “Hayır” olarak verenler nasıl bir gerekçe gösteriyorlar diye düşünüp, çok az kişiyle görüştüğümüzde ise şaşırıp kaldık.. Niçin mi?.. Şunun için, iktidarda bulunan partilerinin MHP’li vatandaşların işe girdiklerini, kendi çocuklarınınsa işsiz olarak ortada kaldığını vurguladılar.

 

Şu kadar bir süre içerisinde vatandaşa bilgilendirmede bulunan her iki tarafın yöneticilerinin tam olarak konuyu anlatamadıkları, öte yandan yapılan açıklamaların doğru (bilimsel) yönden değil, tamamen ters (kasıtlı) yönlerden değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.

 

Vatandaşın verdiği oylar ise (genelde) söz konusu “maddeler”den ötürü değil, önemli bir bölümünün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a olan sevgisinden - inancından ötürü “Evet” oyu verdikleri ortaya çıkmaktadır.

 

“Halk Oylaması” öncesinde “Hayır”cıların ortaya koydukları karalama çalışmaları o kadar etkili oldu ki, en azından çoğunluktaki “Evet”çileri bir bakıma sindirdiler bile diyebiliriz.. Peki bu durumun oyların ortalamasında etkisi olmuş mudur? Düşünüyoruz, ölçüyoruz – biçiyoruz; görüyoruz ki, bu karalama çalışmaları genelde bir “algılama operasyonu” olarak ortada kalakalmıştır.

 

Bence, ortaya çıkan oy yüzdesine etki yapan iki önemli büyük konu var: Birincisi MHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın – kardeşlerimizin (belki) yüzde elliye yakını oylarını “Hayır” yönünde değerlendirmiş olmaları durumu; açıktan açığa (bazı gerekçelerle) “Hayır” oyu vereceklerini – verdiklerini söyledikleri bir gerçek.

 

Her ne kadar da MHP Genel Başkanı Sayın BAHÇELİ’nin böyle bir görüşe karşı çıkmış olsa da, bu görüşü ortaya atanlara çok ağır sözler söylemiş olsa da, bu doğrunun değişmeyeceği önemli bir gerçek..

 

İkinci konu ise AK Parti’ye gönül vermiş olan vatandaşlarımızın – kardeşlerimizin (önemli bir bölümü) oylarını tam olarak partilerine bağlı olarak, kendilerinin ortaya koydukları doğrulara göre değil, bazı önemli konuları göz önünde bulundurarak “Hayır” dedikleri anlaşılmaktadır..

 

Kısacası, şu ana kadar Ülkemizde yapılmış olan en önemli “Halk Oylaması”nda en büyük etken olarak, Milliyetçi Hareket Partisi – Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde yer alan ters çalışmaların yanı sıra, bir bakıma bu ters çalışmalarla bağlantılı olarak FETÖ’nün de yerinin var olduğunun altı çizilmelidir!

 

Avrupalı ülkelerinin “Hayırcı” çalışmalarının Ülkemiz içerisinde de yapılmış olabileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır..

 

Yine aynı oylamada bazı Güneydoğulu Vatandaşlarımızın sağduyulu yaklaşımları da önemli bir etken olup, bu etken her nasılsa gözardı edildiği görülmektedir.

 

Bayburt İli’nin Türkiye’de (EVET’te) birinci olması durumuna gelince, çok önemli olduğunu vurguladığım “Sosyal Medya”daki dengesiz yalanlar – ağıza alınmayacak sözler, seçim öncesinin en önemli etkenlerinden birisini oluşturduğu için, “Evet” yüzdesi beklenen den biraz daha aşağı düşmüştür.

 

Karalamaların sürdürüldüğü sıralarda, sosyal medyada yer alan sayfamda şu sözleri söylemek gereğini duydum: Veysel GİDER 26 Şubat, 13:19 • Şu an, sadece bu sayfamda 2.620 arkadaşım bulunmaktadır. Bu arkadaşlarımın tamamı kendi istekleriyle arkadaş olmuşlardır; bu da benim için büyük bir onur kaynağıdır..

 

Şu an oldukça önemli bir süreçten geçmekteyiz.. 1982 Anayasasına “Hayır” diyebilmiş bir kardeşiniz olarak, bugün “Evet” diyerek, gelecekte, geçmiş günlerdeki yanlış eylemlerin yaşanmayacağını umuyorum.

 

Eğer bu kadar arkadaşımız içerisinde, açıktan <<Evetçi>> olduğumu yadırgayan varsa, hiç birisine ne kızacağım var; ne de onları kötü göreceğim var..

 

Benim sayfamda ne olur “Hayır”cılar saygılı olsunlar.. Bu arada ben onlara saygılı olmayı sürdürürken, EVETÇİ görüşlerimi sürdüreceğimin sözünü veriyorum.. Gerekli gören arkadaşlarımın beni arkadaşlıklarından silmelerine hiç üzülmeyeceğimi, en azından doğru yolda yolda olduklarına inanacağımı bilmelerini ister, Allah’tan bu Milletin yararına olacak <<EVET>>lerin bol olmasını bekler, herkese, ama herkese Saygılarımı – Sevgilerimi sunarım.

 

İşte “Halk Oylaması” öncesinde böyle en doğru bir yöntemle kimsenin ters düşüncelerinin sergilenmemesi, en azından böyle kırıcı sözlerin benim arkadaşlarım içerisinde görülmemesi için ortaya koyduğum bu görüşle kendimi kenara çekmenin yolunu çizmek istemiştim..

 

Çok önemli bir gerçeği burada söylemek gerekirse, Cenab-ı Hakk bu Aziz Milleti korudu; hiçbir olay olmadan, çok büyük bir oylamayı (seçimi) büyük bir olgunluk içerisinde bitirmiş olduk..

 

Yine çok önemli bir gerçek ise Sosyal Medyada “Evetçiler” suskun iken, “Hayırcılar”ın belli kişiler tarafından saygısızca sürdürdükleri davranışlarına da tanık olduk.. En büyük olgunluğu ortaya koymak adına elimizden geleni yapmaktan da hiç mi hiç çekinmedik..

 

Sözlerimi bitirmeden önemli gördüğüm bir konuya da değinmek istiyorum; gördük ki, oyların (yüzde olarak) birbirine yakın çıkmış olması durumu bütün vatandaşlarımızı şaşırtmıştır. Bu görüntü, Milletimiz için büyük bir olgunluk sınavı olarak ta belleklerimizden hiç mi hiç silinmeyecektir.

 

Bu Millet, ezilmiş toplulukların, soykırıma uğramışların, ekmeğimizi paylaştığımız toplulukların dualarıyla bu günlere gelmiştir. Allah’ım İnşallah aynı duygularla Türkiye’mizi daha da aydınlık günlere eriştirecektir.

 

Bu seçimin sadece bir kazananı olmuştur; o da, Yüce Müslüman Türk Milleti’dir!.. Söz konusu “Halk Oylaması”nın gelecek günlerde (Yüzyılımızın en önemli bir olayı olarak) herkes tarafından daha iyi anlaşılacağına – anılacağına inanan birisi olarak, bu sınavda büyük başarı gösteren herkesi kutlar, Selamlarımı – Saygılarımı sunarım. Allah’a emanet olun. 

 
Etiketler: BU, SEÇİMİN, SADECE, BİR, KAZANANI, OLMUŞTUR,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı