Yazı Detayı
20 Haziran 2017 - Salı 14:48
 
ARADIĞIMIZ BİR GENÇLİK
Mahmut Temel
mahmut.tml16@outlook.com
 
 

 

       Uzun zamandır yakın çevremden neden siyasi yazılarıma ara verdiğim yönünde eleştiriler alıyorum. Fakat ben bu sefer siyaseti de sporu da sanatı da tarihi de içine alan geleceği şekillendirecek olan gençliği kaleme almak istedim.

      

  Gerek kendi ailemizde gerekse de toplumumuzdaki gençlerin durumlarını bir değerlendirelim. Nasıl bir gençliğe sahibiz? Unutmayalım ki nasıl bir gençliğe sahipsek geleceğimizi de bu gençlikle şekillendireceğiz. Gençlerimizin durumundan memnunsak o zaman sorun yok. Eğer memnun değilsek bunun sebeplerini araştırmamız ve çözümler getirmemiz gerekir.

   

    Gençlik bir milletin istikbalinin yegâne teminatıdır. Büyük bir nimet olan gençliğin yetiştirilmesi, yönlendirilmesi ve topluma kazandırılmasında aile-okul, çevre ve medya kuruluşları, siyasiler, sivil toplum kuruluşları olarak her kesime ayrı ayrı görev ve sorumluluklar düşmektedir. Cemiyetin temel yapı taşlarını oluşturan gençlik; sahip çıkıldığı, sağlam bir eğitim verildiği zamanlarda çağ açıp kapatan bir FATİH, ihmal edildiği, iyi yetiştirilmediği zamanlarda ise dinine, vatanına milletine karşı cani ruhlu bir kişi haline gelebilmektedir.

   

     Bizim gençliğimiz işlenmemiş bir elmas gibidir. Yıllarca onu işleyip tüm güzellikleriyle topluma sunacak ustasını bekledi. Birileri bunu fırsat bilip gençliğimizin enerjisini, dinamizmini istismar ederek kendi kirli emellerine alet etmek istedi. Bir gruba sağ dediler bir gruba sol dediler ve gençlerimizi bir birine düşürdüler. Kazanan olmadı ama kaybeden gençliğimizdi. Sonra Kürt-Türk diyerek gençlerimizi karşı karşıya getirdiler. Aynı topraklarda yaşayan aynı kimliği taşıyan aynı inanca sahip gençlerimizi bu seferde etnik kökenleri bahane ederek birbirine kırdırdılar. Yetmedi alevi-Sünni çatışmalarıyla mezhepsel ayrışma çıkarmak istediler gençlerimiz arasında. Hiç durmadılar. Gençlik onlar için sadece bir silah, devirmek istedikleri hükümetlere karşı sadece kullandıkları bir tehditti. Öyle ya gezi olaylarında neler yaşandığını kimse unutmadı. Ağaç bahanesiyle binlerce genci sokaklara döktüler. Belki gençler basit bir protesto olarak baktı başlangıçta. Ama olay öyle içinden çıkılamaz bir noktaya geldi ki Dünyanın imrenerek baktığı gençlerimiz kendi polisine taş atacak noktaya getirildi. Korkunç bir manzara. Çünkü taş atan gençte bizimdi taş attıkları poliste bizim. Ama beyinleri öyle yıkanmış ki, bunu sorgulayamıyordu hiç biri.

 

      Kirli eller burada da amacına ulaşamayınca gözünü daha da karartıp peygamber ocağımızda analarının kınalı kuzularını bu sefer kullanmaya kalktı. Devlet içine sızmış vatan hainleri, davul zurna ile peygamber ocağına gönderdiğimiz gençlerimizin beynini yıkayarak, tatbikat yapıyoruz yalanıyla onları kendi halkıyla karşı karşıya getirmek istediler. Ama unuttukları bir şey vardı. Her fırsatta devletine milletine karşı kandırıp kullandıkları gençlik bu sefer elinde ay yıldızlı bayrak, dilinde Tekbirle vatan hainlerinin karşısına çıkmıştı. Evet, işte bizim asıl gençliğimiz 15 Temmuzda ki gençliktir. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır deyip ailesiyle helalleşip cepheye koşan gençlik… Ben ölürsem şehit olurum ama vatan giderse ne aile kalır ne namus deyip şehadete koşan gençlik… Ailesi o gece dışarı çıkmasına izin vermeyince odasının camını kırarak kaçıp meydana koşan gençlik… Meydanda bulduğu havuza girip abdest almayı düşünecek kadar değerlerine bağlı bir gençlik… Bizim geleceğimizi kurtaracak olan gençlik bu işte.

 

         Kur'an'da Rabbimiz Ashab-ı Kehf gençlerinin iman mücadelesini örnek olarak anlatmaktadır:

“Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık. (Kehf, 18/13)”.

 

        Ashab-ı Kehf'i iyi anlayan ve bütün zorluklara karşı onların tevhid mücadelesini her zaman örnek alan bir gençliktir bizim asıl ihtiyaç duyduğumuz gençlik.

 

        Hâsıl-ı kelam hepimiz gençlerimizin olgun, fazilet sahibi olmalarını arzu ederiz. Ama bu işi nasıl başaracağız? Naçizane birkaç önerimi paylaşmak isterim:

 

        Biz gençlerimizde 15 Temmuz ruhunu diri tutmalıyız. Bir daha gençlerimizin başkaları tarafından kötü şekilde kullanılmasına engel olmalıyız. Bunun için de sağlam adımlar atmalı, gençliğimizin ahlak, maneviyat ve milli duygularını sağlam temeller üzerine oturtturmalıyız.

 

 Millî şairimiz M. Akif Ersoy’un da dediği gibi:

“Oyuncak sanmayın, Ahlak-ı millî ruh-u millîdir.

Onun iflası en korkunç ölümdür, mevt-i küllidir.”

 

 

       Sağlam bir milli şuurdan sonra onları cehalet hastalığından kurtarmak, din ve dünya ilimleriyle meşgul kılmak, kısaca yaratılışına uygun, doğru okuma alışkanlığı kazandırmak gerekiyor.

 

       Eğitim sisteminin gerçekten “millî eğitim” kavramına uygun hale getirilmesi yani maddeci

Öğretim yerine milli bir eğitim verilmesi gerekir.

 

        Aile yapısının güçlendirilmesi yanında arkadaş çevresinin kontrol edilmesi; şahsiyetli kişilerden oluşan ve kötü alışkanlıkları olmayan bir çevre edinmesinin sağlanması gerekmektedir.

 

       İçki, kumar, uyuşturucu, sigara, fuhşiyat gibi kötü alışkanlıklardan koruyup Ülke ve milletimize faydalı bir meslek edinmesine yardımcı olmamız gerekmektedir.

  

     Gençlerin siyasette önünün açılması, onların daha öncelerde hayal bile edemedikleri mevkilere gelmesinin sağlanması elbette ki gençlerimiz adına çok umut verici bir gelişmedir. Fakat bunun içinin daha da doldurulması, somut örneklerle gençlerimize tekrar özgüven kazandırılması gerekir.

 

       Gençlerimizin de kendisine bir takım sorumluluklar düşmektedir;

 

      Gençler, kendisini hem teknik, hem sosyal açıdan, hem tarihî hem de dinî açıdan iyi yetiştirmelidir. Okulda isteyip bulamadığı ama mutlaka elde etmek zorunda olduğu ilmî ve manevî seviyeyi okul dışındaki özel çalışmalarda kazanmalıdır. Genç, elde ettiği ilmî seviyenin yeterli olduğu kanaatine varmamalı, ilim yolunda hırslı, açgözlü ve son derece gayretli olmalıdır.

 

    Menfaatiyle imanı çatıştığında imanını ön plana alan, manevî ilke ve prensipleriyle maddî kazancı çeliştiğinde manevî ölçüleri tercih eden; basit dünya çıkarı karşılığında dinini satmayan genç adam,  arzulanan yenidünya düzenini kurmaya aday gençtir.

 

       Bir düşünürün dediği gibi ‘’Gençliği ayakta olmayan cemiyet yataktadır(Hastadır)’’. Ayakta olan gençlikten amaç, her türlü olaylar ve durumlar karşısında adaletin yanında yer alan, kalbindeki insanla kafasındaki iz ’anı daimi olarak dayanışma halinde bulunduran gençliktir. Kısacası Necip Fazıl’ın dediği gibi: “Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik… Hakka inanan, halkına güvenen, meclisinin duvarında “Hâkimiyet Hakkındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik…”.Yoksa kararsızlık içinde ne yaptığını bilmeden, bilinçsiz, yetersiz, sokaklara dökülen, ideoloji oyuncağı olarak kötü kişi ve zümrelerin kuklası olan gençlik değildir.

 

         Özlemini duyduğumuz gençlik Efendimizin yolunu yolu bilecek, başka bütün yolları elinin tersiyle iterek hakikatin izini sürecek bir gençliktir. İnsanlığın sorunlarıyla dertlenen, Müslümanların sorunlarıyla haşr olan, ülkesinin sorunlarıyla hemhâl olan bir gençlik! Bir eline güneşi, bir eline dünyayı verseler, davasından, iddiasından ve hakikatten asla vazgeçmeyecek şuurda bir gençlik! İşte bu gençliktir geleceğe umutla bakmamıza vesile olan.

 

       Dünya mazlumlarının beklediği gençlik budur. Kan ağlayan İslam âlemini huzura kavuşturacak, akan gözyaşını durdurup ecdadı gibi dünyaya tekrar huzur ve barış getirecek olan gençlik budur. Beklemeye tahammülümüz yok. Bir an önce işe koyulup bu gençliği imar etmemiz gerekiyor. Herkes sorumluluğunun bilincinde olup üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Teknoloji, para, silah gibi maddeler her ülkenin istediği taktirde elde edebileceği şeylerdir. Ama gençlik her ülkenin sahip olabileceği bir şey değildir. Bu nimetin farkına varalım ve onu iyi değerlendirelim. Aksi takdirde gençliğimizi yine birileri elimizden almaya kalkışabilir…

 

    

 

    

 

       

 

 
Etiketler: ARADIĞIMIZ, BİR, GENÇLİK,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı