Yazı Detayı
21 Ağustos 2017 - Pazartesi 12:35
 
ANADOLU DERKEN..
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

Daha öncede yaptığım gibi, Osmanlı Türkiyesi dönemindeki şiirleri BVB’de araştırırken Müessese Müdürlüğü”nü Muallim Ahmed Halid’in üstlenmiş olduğu “Talebe Defteri”, Yarım Aylık Mecmua, adlı küçük bir dergi ilgimi çekti.
 

“Talebe Defteri” 1329 yılında Matbaa – i Hayriye’de basılmış, Birinci Sene: Numrro – 21,”de ilk konu “Vatan ve İnsaniyet” ana başlıklı yazı hemen göze çarpmaktadır; yazının “.. Rıza Tevfik Bey’e” diye başladığını gördüm.. Yazarı ise Ahmed Cevad olarak yer almış..
 

Dergiye bakıyorum, içerisinde ne var, hangi başlıklar var? diye. 27 Şubat 1329 (12 Mart 1914) günü yayınlanan bu “Talebe Defteri”nin 21. sayısında, “Vatan ve İnsaniyet” Ahmed Cevad, “Vatan ve İnsaniyet” Emil Jon F., “Anadolu” Rıza Tevfik, “İlk Tayyare Kurbanlarına” Suad Fahir, “Eli Değnekli” Hüseyin Ragıp, “Keşşafın Muhtırası” M.B., “Acem Masalı” A. Ravi, “Arzın Son Kadeh Suyu” Ş. R., “Taş Devrinde Ressamlık” H. Nakil, “Fen Âleminde” başlıklı / yazarların yer aldığını görüyorum..

 

 

Sadece 20 sahife olan bu dergiyi gözden geçirirken gördüm ki, Osmanlı Türkiyesi’nin o günkü ortamında ki (bu süreli) yayında, hele hele gençlere - öğrencilere yönelik olarak yazılmış çok önemli bilgiler içermektedir. Ayrıca, öğrencilerin “Anadolu”, “Vatan”, “Millet”, “İnsaniyet” gibi önemli temel kavramlarla - duygularla beslenmesi için ellerinden gelen her türlü çabayı göstermiş olduklarını açık açık görebiliyoruz.
“Talebe Defteri”nin 340. Sahifesine kadar bakıyorum; burada ilginç bir şiirin var olduğunu görüyorum. Bu konuda Gökçe ULUS’ta Yüksek Lisans Tezinde (-) şöyle diyor: “.. Rıza Tevfik, yirmi birinci sayıda yayımlanan - Anadolu şiirinde, Anadolu topraklarının, Sultan Osman‘ın ve Tuğrul Bey‘in göçüp konduğu, milletin doğduğu öz topraklar olduğunu, yalnız Osmanlılara ait oluşunu anlatır.
Savaşma kudreti; ait olunan topraklardan beslenir, bu sebeple Osmanlı Anadolu‘dan ayrı düşünülemez fikri vardır. ‘Osmanlılar unutmasın soyunu’ diye seslenilen şiirde şu mısralar dikkat çeker: ‘Bir zamanlar krallardan taç aldık!... Akan sudan, uçan kuştan bâç aldık!... Nice yavuz düşmanlardan öç aldık!... Bu kuvvetin kaynağıdır o iller… (Talebe Defteri, S. 21, s. 340)”

 

1.Dünya Savaşı döneminde yazılmış olan bu şiir, o günkü toplumun, bilinçlendirilmesi adına yapılan bir çalışma olarak değerlendirilmelidir. Geçmişten geleceğe bir köprü kurar gibi başlayıp, gelecekte karşılaşılabilecek olan olumsuzlukları yok edebilmek adına “O Eller”in ne büyük bir değer taşıdığını dile getiriyor Rıza Tevfik. Şairimiz “Anadolu” şiirinde şöyle diyor:

 

ANADOLU
Anadolu!., Sultan Osman’ın yurdu
Tuğrul Bey’ın konağıdır o eller! (*)
Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
Bize ana kucağıdır o eller!..

Osmanlılar unutmasın soyunu!..
Anadolu’dan aşdık hudud boyunu;
Orda oldu zorlu ateş oyunu,
Ataların ocağıdır o eller…

Bu devlete orda temel atıldı;
O meydanda canlar alub satıldı;
Yaylasında, zağlı silah çatıldı
Kahramanlar otağıdır o eller!..

Hep gaziler, ordan gelüb geçdiler:
O çaylardan abdest alub, içdiler.
Memleketler feth eyleyüb göçdüler.
Erenlerin durağıdır o eller!..
Bir zamanlar kırallardan taç aldık!..
Akan sudan, uçan kuşdan bac aldık!..
Nice yavuz düşmanlardan öc aldık!
Bu kuvvetin kaynağıdır o eller!..

Her bir viran köşesinde bir er var!..
Türbelerde nice nice server var!..
Bilmem nerde böyle mutlu bir yer var?!..
Ulu Kabe toprağıdır o eller!..

Ormanında dürlü kuşlar ötüşür;
Çayırında gürbüz koçlar itişir;
Tarlasında altun başak yetişir;
Gölgesinde gam dağıdır o eller!...

Oradadır asıl Türk’ün oymağı (**)
Cevahirdir bütün taşı toprağı;
Gümüş akar, çiçek kokar ırmağı,
Defineler yatağıdır o eller!...

Sılasıdır, Türk’ün, serde sevdası;
Memleketdir gece gündüz rüyası,
Askerlerin odur gelin odası,
Gönüllerin bucağıdır o eller!...

<<Rıza!. Canım o ellere kurbandır!.
Sinesinde yatan anan, atandır!
Anadolu asıl eski vatandır!...
Anamızın kucağıdır o eller!..
(Peyam – Nusha - i Edebiye – 21)
Rıza Tevfik

 

Osmanlı Türkiyesi döneminde “Rıza Tevfik”in “Anadolu” adlı bu duygu dolu güzel şiirini Osmanlı Türkçesi’nden yeni yazıya çevirirken, ikinci bir güzellikle daha karşılaştım: Bu, “Vatan ve İnsaniyet” başlıklı, (Muallim) Ahmed Cevad’ın (Rıza Tevfik’in şiirine karşılık) yazdığı güzel bir yazı..
Aynı şiir Ahmed Cevad’ın da ilgisini çekmiş olacak ki, yazısının bir yerinde, “… Bundan kırk sene evvel Almanlar’ın çizmesi altında zelil ve hakir düşen Fransa, alnının bulandığı tozları şerefle daha silmeden, mağlubiyetimize kahkahalarla güldü… E, dünya öyledir! Halbuki ahvat – ı beşeriye fikirlerini biz onun muharrerlerinden alıyorduk…

 

Balkan mücahidin Hıristiyanisi, Müslümanları diri diri yakmağa, zevce ve kızlarını cariyelerini kaldurub götürmeğe, mallarını yağmaya koyuldular… Aman, biraz merhamet, dedik… Aldığımız cevab: Muharebe esnasında nasıl müdahale edelim?... Biz bitaraflığımızı ilan ettik! Yalan! Yalan! Yalan!”

 

Evet, 5 Mayıs 1892’de Gence yakınlarındaki Şamhor bölgesinin Seyfeli köyünde doğmuş olan Muallim Ahmed Cevad (Cavad Ahundzade), Hıristiyanlar’ın ellerine fırsat düştüğünde, özellikle de Fransızlar’ın nasıl bir davranış içerisinde bulunduklarını – gelecekte de aynı doğrultuda olacaklarını bu güzel düşünceleriyle o gün dile getirmiştir. Eğer geçmişten ders almazsak, nasıl bir geleceğin bizi beklediğini de şöyle dile getirmiştir:


“… Yine itiraf etmeli ki bu güne kadar: uğradığımız musibetler, Müslümanlık, Hıristiyanlık, medeniyet hazıra, Vatan, Millet, kavmiyet,,. İlh (:İla ahir). Hakkında yazılan yazılar bizim akide – i Vataniyye ve insaniyemizi layıkiyle teşkil ve tehmiye edecek bir vasatda, bir vüzuhda, bir vukufda değildir.

 

Bu mevzuat, her an son zal istiklalinin de inhisafını görmek muhatırasına ma’ruz olan bizler için olduğu kadar dünyada hiçbir millet için ehemmiyet - i hayatiyeyi haiz değildir.”
Araştırıyoruz, ünlü “Çırpınırdın Karadeniz” adlı şiiride o yazmıştır. Ahmed Cevad, o Milli duygularını 1. Dünya Savaşı döneminde “Şark Cephesi’nde, “Sarıkamış”taki tamamına yakın Mehmetçiğimizin donarak Şehit olmalarıyla başlayan yenilgimizin ardından Kars – Erzurum – Trabzon’daki vatandaşların çektikleri çile onu iyice etkilemiştir.

 

Kars’ta Ermeniler’le, Ruslar’ın Müslümanlar üzerinde gerçekleştirdikleri soykırımı yerinde görünce de şu dizeleri dile getirmiştir: “Armağanım yaşlı nağme / Bir kuş oldum çıhdım yola / Getdim gördüm dost elinde / Ne bir ses var, ne bir layla // Sordum garib minareden / Akşam olmuş, ezan hanı? / Baykuş konmuş minberlere / Deyen hanı, duyan hanı?”

 

Anadolu derken, nereden başlayıp nerelere geldik.. Demek ki Vatan aşkı inancımızın en temel harçlarından birisiymiş.. Eğer bir kişinin vatanı varsa o kişi kişidir; vatanı olmayanın hiçbir değeri (değerleri) yok demektir.. Bu güzel düşüncelerle yine baştaki konuya dönmek istiyorum; 1. Dünya Savaşı dönemi, Nuri Paşa komutasındaki Osmanlı Türk ordusu, Azerbaycan Türkleri’ni, Rus – Ermeni soykırımından kurtarmak için Azerbaycan’a gönderilmiştir.

 

İşte, Vatan sevgisiyle dolu Ahmed Cevad (Ehmed Cavad Ahundzade), Azerbaycan’ın kötü günlerinde Osmanlı Türk Ordusu’nu beklerken, (15 Kasım 1914 günü Gence’de) <<Çırpınırdın Karadeniz>> şiirini yazarak, günümüze kadar uzanmış olan Türkiye – Azerbaycan kardeşliğinin sağlam bir temelini atmış, bu kardeşliğin günümüze ulaşmasını, gelecekte de sürmesini sağlamıştır.


Vatansız olmayan Ahmed Cevad, artık o büyük değeri için Şehit olmuştur! Çünkü onun hem “Anadolu” sevdası, hem de “Azerbaycan” sevdası vardır. Bugün onun varlığı, bütün Müslüman Türk – Azeri Milleti’nin, kardeşliğinin sağlam bir anıtı gibidir.


Ahmed Cevad, 1937 yılında Bolşevikler’e, “karşı – devrimci faaliyette bulunduğu”, ayrıca “Pantürkizm” suçlamalarıyla tutuklanıp, askeri mahkeme tarafından idam cezasıyla cezalandırılarak, aynı yılın bitim günlerinde kurşuna dizilmiştir..


Bakın şu işe ki, Yıl 1955, SSCB Başsavcısı, Muallim Ahmed Cevad için 1937 yılında ileri sürülen suçların (suçlamaların) yerinde olmadığını belirterek, suçsuz olduğu yönünde bir karar alır; yani, Şehidimiz için “İade-i itibarı” 1955 yılında Sovyet Rusyası tarafından tanınmış olur!..


Özet olarak konuya baktığımızda görürüz ki, “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinin de içerisinde olduğu, “Dalga” adlı 2. Şiir kitabı 1919 yılında yayınlanmış; sadece bu şiirinde bile var olduğu görülen Milli duyguları nedeniyle, Stalin tarafından “Türk casusluğu ve Türklere yardım etme’’ suçlamasıyla yakalanmış, 1937 yılında kurşuna dizilmiştir. Allah’ım gani gani Rahmet eylesin..


Günümüzde olsun, geçmişte olsun Milletimize büyük yararlılıkları dokunmuş büyüklerimizi, hele hele canlarını bile bu uğurda vermiş olan değerlerimizi unutmamalı, onların yapmış oldukları hizmetleri, ortaya koydukları değer yargılarını canlı tutmalı, onları Rahmetle anmalıyız. Allah (C.C.) bu Yüce Millete yararlılığı dokunan herkesten razı olsun..

 

Millet – Vatan aşkıyla toprağa düşenlerden Allah razı olsun. Herkese en derin Saygılarımı sunarım. Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla.. (20 Ağustos 2017 Pazar)

 

(*)Konak menzil; göçüb oraya konulan yer.
(**)Kabile ve soy sob demekdir.
Rıza Tevfik (Bölükbaşı)
(-)Gökçe ULUS, II. Meşrutiyet Döneminde Bir Çocuk ve ençlik Dergisi:
TALEBE DEFTERİ, Yüksek Lisans, Ankara, 2014.

 
Etiketler: ANADOLU, DERKEN..,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı