Haber Detayı
04 Nisan 2012 - Çarşamba 04:19
 
Kudaka illeri sosyolojisi analiz edildi
BÖLGE HABERLERİ Haberi


Atatürk üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyeleri Doç.Dr. Yıldız Akpolat veYard.Doç.Dr. Nuray Karaca Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde Toplumsal Yapı, Değer ve Tutumların Kalkınma ve Gelişme Stratejilerinin Planlanması Üzerine Etkilerinin Sosyo-Demografik, Ekonomik, Kültürel Eksende Analizini paylaştı.

Atatürk Üniversitesi Toplumsal Araştırmalar ve Uygulama Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, Erzurum, Erzincan ve Bayburt illeri kapsamında, toplam 32 ilçe ve bu ilçelere bağlı 61 köyde 18 anketör tarafından gerçekleştirilen araştırma sonuçları aktarıldı.

Akpolat ve Karaca, KültürMerkeziʹnde düzenledikleri toplantıda, elde edilen sonuçları kamuoyuyla paylaştılar. Araştırmada ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle: Erzurum, Erzincan, Bayburt sıralaması ile modern değer yönelimi olan kişisel başarıya odaklanma ve işin başarısını ön palana çıkarma oranı gittikçe düşmektedir. Bu da şehrin gelişmişliği ile modernliğe yönelme arasında ilişki olduğunu bize göstermektedir. Dünyanın geleceğine dair karamsarlık tutumu Erzincan, Erzurum, Bayburt sıralaması itibariyle azalmaktadır. Bayburt, Erzincan, Erzurum sıralaması itibariyle militer eğilimler azalmaktadır. Bilginin kötülükle mücadele aracı olması konusundaki pozitivist tutuma katılım oranı Bayburt, Erzincan,Erzurum sıralaması itibariyle azalmaktadır. 

ETNİSİTE 

Kürt nüfus: Hemşericilik, çocuklar sadece kendi eğitimleri ile meşgul olmalı konusundaki eğilim, yeniliklere karşı daha şüpheci olma, bilgi ile konforlu yaşam arasında kurulan bağ itibariyle katılım, daha fazla para kazanma arzusu, büyük şehre çocuklarının eğitimi için göç etme arzusu, dünyanın düzeninin değişmeyeceğine dair karamsarlık, parasız hiçbir şeyin olmayacağına dair inanış, efendiliğin mülk sahipliğiyle mümkün olduğu, kendi kanından olana güvenme eğilimi. Türk nüfus: Pazar ekonomisine yatkınlık, din ve devleti ikiz görme oranı, insanın hamurunda kötülük olduğuna dair inanç daha fazladır. Zaza nüfus: Bireyin dâhil olduğu yerel-biz grubunun çıkarını önemseme konusundaki eğilim, büyük şehre çocuklarının eğitimi için göç etme arzusu, devletin, toplumun direği olduğuna dair tutumu, hukuka verilen önem oranı daha fazladır. 

MEZHEPLER 

Aleviler: Toplumsal rollerde yaygınlık, evin geçiminden tüm bireyleri sorumlu görmek, anneyi evin direği olarak görmek, paranın helal olanını istemek, bireysel yeteneklere önem vermek, daha fazladır. Ülkenin geleceği konusunda daha iyimser, dünyanın geleceği konusunda daha karamsardırlar. Hanefiler: Toplum içinde dinsel kuruma, eğitime, devlet kurumuna daha fazla önem vermektedirler. Şafiler: Toplumsal rollerde uzmanlaşma konusunda daha ketumlar. Anneyi daha fazla aile üyelerinin hizmetlisi olarak görmektedirler. İsrafa daha fazla karşıdırlar. Kendi kanından olana daha fazla güvenmektedirler. 

CİNSİYET 

Erkekler: Demokrasiye daha fazla inanmakta, bilinmeyenden daha fazla endişe etmekte, daha fazla para kazanmak istemekte, daha fazla militer, kişisel çıkarı daha fazla ötelemektedirler. Kadınlar: Ailenin her üyesinin evde kendi işini görmesini daha fazla istemektedirler. Daha fazla kadercidirler. Kadınlar, yenilikler konusunda daha cesurken, erkekler yeniliklerden daha fazla çekinmektedir. 

ÖNERİLER 

Bu çalışma Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde belirlenen örneklem üzerine sosyo-demografik, ekonomik ve kültürel eksende önemli bir veri kaynağı olarak, söz konusu bölgeye ve bölge insanına dair yapılacak yeni araştırma ve projelerde dikkate alınması son derece önemlidir. Bölge insanının geleneksel değerleri muhafaza etmekten yana tavır sergilemesi değişime kapalı oldukları anlamına gelmemelidir. Modern değerlerin günlük hayatta uygulanması, bu değerleri olumlu bir tutuma dönüştürmektedir. 

Teknolojik gelişmeleri günlük yaşamda kullanma rahatlığı teknik değişime daha kolay bir uyum sürecini beraberinde getirmiştir. Bu nedenle teknolojik değişimlerin bölge insanının yaşamını kolaylaştırması geleceğe dair beslediği umutsuzluğu azaltacağı dikkate alınmalıdır. Teknik değişimin yanında kültürel değişim daha yavaştır. Sosyo-kültürel değişimde değişimi sağlayan en önemli araçlar iletişim kanallarıdır. 

Bu kanalların doğru kullanılması bölge insanının yapılan çalışmalara yönelik olumsuz bir tutum takınmasını engelleyecektir. Bu nedenle yapılan çalışmalarda uygulanan insandan çok uygulayıcının yaklaşımı önemlidir. Eldeki veriler göstermektedir ki, bölge insanının düşünülenin aksine, muhafazakâr, tutucu ve geleneksel bir insan modelinin karşısında değişimden yana rasyonel ve modern değerleri beraberinde taşımaktadır. Bu durum toplumumuza özgü modernleşmenin bir sonucudur. 

Bu nedenle yapılacak yeni çalışmaların bölge insanını daha iyi tanıyan sivil toplum kuruluşları ile uygulayıcı akademisyenlerle işbirliği içerisinde gerçekleşmesi önceden var olan ön yargıları ortadan kaldırarak bizi daha fazla objektif sonuçlara ulaştıracaktır. 

Demokrasi adına geçirdiğimiz tarihsel süreç ve günümüz demokratik uygulamaları, yerelliği, farklılığı yok sayma yerine bunun kültürel farklılık olarak yaşanmasını bir söylem haline getirmiştir. Bu söylemin örneklem kitlesinde yaşanılan bir olgu haline geldiği dikkat çekicidir. Bulundukları konumdan memnun olmayan bölge insanı bunu değiştirmekten yana bir tavır sergilemektedir. Etnik yapıya bağlı olarak bu Kürtlerde para ile Türklerde eğitim ile gerçekleşeceğine dair bir kanaati barındırmaktadır. Bu kanaat ekonomi ve eğitim ekseninde devlet merkezli bir kalkınma sürecini beraberinde getirmektedir. 

Bölge insanının göç etmesini engellemek için daha fazla istihdam yaratılmalıdır. Coğrafi koşullar nedeni ile özel girişimciliğin gelişmediği bu nedenle bireyci bir teşebbüs ruhundan çok devlet merkezli bir yaklaşım hâkimdir. Devletin, köylüyü kalkındırma programı içinde yaptığı yatırımların, köylü tarafından doğru işletilmesi ve bunun denetimi olmadığı takdirde hem devletin hem köylünün zarar göreceği aşikârdır. Bu konuda insanımızın bilinçlendirilmesi son derece önemlidir. 

Köylünün pazara yönelik mal üretmemesi ya da üretilen mal için pazar bulunamaması ciddi bir handikaptır. Böyle bir durumda yöre insanına geçimlik ekonominin hâkim olması kaçınılmazdır. Bu sürecin aşılması birey-devlet, özel girişimci-devlet ilişki sürecinde güçlendirilmesini gerektirmektedir. Bölge insanında kimseye muhtaç olmadan kendi emeği ile, ayaklarının üstünde durmak insan onurunun korunması ile paraleldir.

Bu düşüncenin izdüşümü olarak insanımız, iyi bir gelecek ancak iyi bir ülke ile mümkündür inancına sahiptir. Yakın gelecek içinde ülke adına iyimser düşüncelere haiz olan bu insanların olumsuz koşullarını kısmen de olsa değiştirmek onlara yarınları vermek olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak: Editör: BEŞİR KELLECİ
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı