Haber Detayı
23 Haziran 2012 - Cumartesi 23:17
 
[3 video] Baksıʹda, Mesafe ve Temasʹla sanat istihdama yöneliyor
GÜNCEL Haberi


VİDEO-1  ( Genç Ozanlar Konseri ve Ressam ve eğitmen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın konuşması)
VİDEO-2 (Protokol konuşmaları ve Bakan Günayʹın konuşması)
VİDEO-3  (Sergi alanlarını gezme, depo-müze açılışı)

FOTO GALERİ-01  FOTOGALERİ-02  FOTOGALERİ-03
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bayburtʹun Bayraktar köyünde Baksı Müzesiʹnde "Mesafe ve Temas" başlıklı serginin açılışına katıldı.

Ressam ve eğitmen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın, doğduğu yer olan Bayburt’un Bayraktar Köyü’nde kurduğu Baksı Müzesi kuruluşunun ikinci yılını, tasarım, moda, yemek kültürü ve sanatı buluşturan "Mesafe ve Temas" sergisi ile kutladı.

Türkiyeʹnin en büyük açık hava müzelerinden birisi olan Bayburtʹtaki Baksı Müzesi dünyaca ünlü sanatçılar tarafından hazırlanan "Mesafe ve Temas" sergisine ev sahipliği yaptı. Bir yıl boyunca ziyaretçilere açık olacak serginin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanısıra, Bayburt Valisi Hasan İpek, Ak Parti Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek, Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, Bayburt’taki kurum müdürleri, sivil toplum temsilcileri, çok sayıda sanatçı ve vatandaşlar katıldı.

Baksı Müzesi’ndeki sergi açılış etkinliği Genç Ozanlar Korosu’nun mini konseriyle başladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,Türkiyeʹyi, dünya turizmde altıncı sıraya çıkardıklarını aktaran Bakan Günay, "Amacımız gelir itibarıyla sayısı itibariyle de altıncı sıraya getirmeye çalışmaktır.  Bunu Anadolu’nun dağ başlarında böyle müzeler, misafirhaneler, müze oteller temiz pak, Anadoluʹnun bereketini sunabileceğimiz lokantalar açarak, yeşile, maviye, tarihe sahip çıkarak, ayrımsız Anadoluʹnun bütün 10 bin yıl eskilere giden tarihine sahip sahip çıkarak, Anadoluʹnun her tarafına, gözümüz gibi, çocuğumuz gibi bakarsak, bu bereketi, bu ulaştığımız seviyeyi Türkiyeʹnin her tarafına yayabileceğiz" dedi.

BAKSI BENİM İÇİN ÖZEL BİR DUYGU ORTAMINA DÖNÜŞTÜ

Baksı’nın kendisi için özel bir mekâna, bir duygu ortamında dönüştüğünü söyleyerek konuşmasına başlayan Bakan Günay, "çeşitli yoğunluklarla, zaman zaman gerginliklerle, heyecanlarla, umut kırıklıkları ya da sevinçlerle aşağı yukarı 5 yıllık görev dönemimi geride bıraktım. Benim en duygulu anlarımdan birisi bu müzenin açılışını görmek oldu. 2010 yılının, Anayasa referandumu kampanyasında Bayburt’a geldim. Kaleyi gezdik. Aydıntepe’ye uğradık. Askerliğimi Patnosʹta yapmıştım. Patnosʹa Karadeniz’e o zaman Orduʹdan gidip gelirken Bayburtʹtan defalarca geçmişliğim vardım. Nişanlıydım. 18 saat yolda, 6 saat de nişanlımın olduğu yerde geçsin diye Bayburtʹtan defalarca geçtim.  Bayburtʹun bende hep hatırası vardır. Ama bir köye gelirken neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Tepenin başında, Avrupai standartlarında, gerçekten bir dünya müzesi diyebileceğimiz, hem sergisiyle hem de bütün fiziki ortamıyla burada bir mücevherle karşı karşıya kaldım. Bu beni çok etkiledi ama asıl beni etkileyen -bugün Hüsamettin Bey bir cümle ile geçti- anlattığı öykü oldu.  Uzaktan baktım bir tepede. Bayburt’a geldiğimiz yol, Trabzon’a giden yol, gurbete giden yol. Bu tepenin başındaki bütün çocukların, gurbete giden ve aylarca, belki yıllarca dönmeyeceğini bildikleri babalarını beklediği yol burası. Hüsamettin Hoca, o gün onu anlattı. Dedi ki ‘ben bu tepeye özellikle bu tepeye bu objeyi yapmak istedim. Çünkü bu tepe benim gurbete gidip dönmeyeceğini bildiğim belki uzun akşamlar boyunca dönmeyeceğini bildiğim babamı he akşam çıkıp belki de gözlediğim tepeydi. Onun hatırasına, bu tepeye bu müzeyi yaptım. Şu eteklerdeki misafir evlerini ve lokma yapılan yerler de anamın bazlama pişirdiği yerlerdi. Onu da onun hatırasına yaptım’ " hatıralarıyla konuşmasına başladı.

BEN VATAN SEVGİSİNİN EN GÜZEL ÖRNEKLERİNİ BURADA GÖRDÜM.

2 yıl önce müzenin açılışında bu hikâyeyi dinlerken gözyaşlarına boğulduğunu aktaran Bakan Günay, bu hikâyeyi, bu sevgiyi, bu yoğun yürek duygusunu, bu aşkı, toprak sevgisi, insan sevgisini bir örnek olarak yurt içinde ve yurt dışında, televizyonlarda, üniversitelerde, mecliste, nerede fırsat bulduysa orada defalarca anlattığını ve anlatırken de çok gözyaşı döktüğünü söyledi.

Bakan Günay konuşmasına şöyle devam etti: "Ben vatan sevgisinin en güzel örneklerini burada gördüm. Bir insan doğduğu toprağı seviyorsa, bir insan doğduğu halktan kopmamışsa, vatanından kopmamışsa, dünyanın neresinde ne öğrenmiş olursa olsun onun yapacağı doğduğu yere hizmet etmektir. O hizmette böyle yapılabilir."

Türkiyeʹyi, dünya turizmde altıncı sıraya çıkardıklarını aktaran Bakan Günay, "Amacımız gelir itibarıyla sayısı itibariyle de altıncı sıraya getirmeye çalışmaktır.  Bunu Anadolu’nun dağ başlarında böyle müzeler, misafirhaneler, müze oteller temiz pak, Anadoluʹnun bereketini sunabileceğimiz lokantalar açarak, yeşile, maviye, tarihe sahip çıkarak, ayrımsız Anadoluʹnun bütün 10 bin yıl eskilere giden tarihine sahip sahip çıkarak, Anadoluʹnun her tarafına, gözümüz gibi, çocuğumuz gibi bakarsak, bu bereketi, bu ulaştığımız seviyeyi Türkiyeʹnin her tarafına yayabileceğiz" dedi.

TURİZMİ YERELDEN EVRENSELE TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ.

5 yıl içerisinde Akhisar ve Milet’te müzenin bitirilmesi, Kilis’te Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa bir konağın Neşet Efendi Konağı’nın restore ederek altının arkeoloji üstünün etnografya müzesi yapılması, Rumkale’yi dünyanın bileceği bir destinasyon haline getirmeye çalıştıklarını, Baksı gibi kendini sevindiren Zeugma Müzesi’nin turizme kazandırılması gelişmelerinin de kendisini çok sevindirdiğini belirten Bakan Günay, " tarihle buluşturarak, doğamızı koruyarak turizm yapmaya çalışıyoruz. Yeşilimizi, mavimizi, insanımızı koruyarak, insanımızı kendi köklerinden koparmadan tıpkı burada yaptığımız gibi yerelden evrensele taşımaya çalışıyoruz. Bunu yaptığımız zaman Türkiye, dünyanın sürdürülebilir turizm örneklerinden birisini ve her yıl gelişen yeni örneğini sağlayabilecektir. Önümüzdeki yıllarda da bütün bu bereketin Anadolu’nun her tarafına yayıldığını görebileceğiz.

Türkiyeʹnin İzmirʹden Antalyaʹnın sahillerine kadar. ‘mavi tur’ güzergahı olduğunu kaydeden Bakan Günay, şöyle devam etti: " Şimdi başka bir hayalimiz var bizim. Yeşil tur güzergahı yapmaya çalışıyoruz. Samsun havaalanından Tokat yaylalarına, Ordu, Akkuş, Çamiçi yaylalarına, Aybastı, Perşembe yaylasına, oradan Giresun yaylalarına, Giresun’dan Gümüşhane, Bayburt yaylalarına, Bayburt’tan Uzungöl’e, Uzugöll’den Artvin yaylalarına, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt, Gümüşhane. Bütün bu yaylaları birbirinebağlayan ama doğası tahrip olmamış, asfalt karasıyla her tarafı boyanmamış, dört katlı evler yapılmayan bir Anadolu düzenlemesiyle yeşil tur güzergâhının peşindeyiz. İnşallah ülkemizde, bütün coğrafyamızda barış olursa, Atatürkʹün söylediği gibi yurtta barış olursa, dünyada barış olursa, Türkiyeʹnin her bölgesi dünyanın bildiği yeni bir kültür turizmi, tarih turizmi destinasyonu haline dönüşecektir. Umut ediyorum. Hep birlikte bunun için çalışıyoruz. Bizim umutlarımızı yeşerten bir eseri, siz burada gerçekleştirdiniz. Biz de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. "

Bakan Günayʹın , konuşmasının sonlarında aniden çıkan şiddetli rüzgar toz dumana kattı. Rüzgar Bakan Günayʹa zor anlar yaşatırken, protokol mensuplarının bulunduğu çadır ise uçtu. Bunun üzerine Bakan Günay, espri yaparak, "Evet Bayburtlular gördüğünüz gibi bu tangolar rüzgara dayanamadı ayağa kalktılar" dedi.

Bayburt Valisi Hasan İpek ise Karadeniz dağlarında hep beraber gelecek için buluşulduğunu kaydederek, Türkiye’yi 5 yılda turizmde önemli bir konuma getiren ve turizmde dünyada 6.sıraya çıkaran Bakan Günay’a ve Mesafe Temas kavramı etrafında açılan sergilerde katkısı olanlara teşekkür etti.

Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek ise Baksı köyüne ikinci kez gelen Bakan Günay’a teşekkür ederek, " Biz de bir Bayburt Kalesi var 3 bin yılık. Aydıntepe yer altı şehri var. Abdulvahhap Gazi Türbesi var. Bir de Baksı Müzemiz var. Ben şuna inanıyorum. Yüzyıl sonra, belki 5 yüyıl sonra bu müze burada yaşayacaktır. O günü şartlarında daha anlamlı olacaktır. Ben hocama ve eşine teşekkür ediyorum. Emeğe geçen herkese, katkısı olan herkese şükranlarımı sunuyorum."dedi.

Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ise " bir mekan, bir obje ve bir yürek, işte bir turizm destinasyonu. Emeği sağ olsun. Biz elimizden geldiğince ona destek veriyoruz. Yerel ve çağdaş beraber olduğu zaman güzel. Bu Mesafe ve Temas kavramında da var. Biz çağdaşın yereli ezmesine müsaade etmeyelim."dedi.

Baksı Vakfı ve Baksı Müzesi Kurucusu Prof.Dr.Hüsamettin Koçan ise Baksı’daki açılışlara katılımdan dolayı kendisini yüceltilmiş hissettiğini belirterek konuşmasına başladı.

BAKSI KÜLTÜR VE SANAT VAKFI’NIN AMACI SAĞIRLAŞMAYA KARŞI İNSANLARIN SESLERİNİ DUYURABİLECEKLERİ ÇOKLU BİR SİSTEM OLUŞTURABİLMEK.

Böyle hissetmesinin birkaç nedeni olduğunu belirten Koçan şöyle devam etti: " Aslında çağımız bir kopuşlar çağı. Uzun süre insanın yalnızlığından söz ettik. Aslından yalnızlıktan da daha öte bir uğultu içerisinde insanımız. Sesini duyuramama ve duyamama meselesi var. İnsanlık giderek bir tehdit alanına ve sağırlaşamaya gidiyor. Biz eski değer sistemlerimiz gibi gözükmüyoruz. Karşılığında bir yenilenme üretiyor muyuz?  O çok büyük bir soru işareti. Aslında Baksı Kültür ve Sanat Vakfı’nın amacı sağırlaşmaya karşı insanların seslerini duyurabilecekleri çoklu bir sistem oluşturabilmek. Bu çoklu sistem de bir müze aracılığıyla olacak diye düşünüyoruz. Bunun sözlüklerini ise sanatçılar ve tasarımcılar kuracak diye düşündük. "

Bu çağdaki insanın yalnızlık duygusunu çözecek şeyin yaratıcı insanlar olacağını kaydeden Koçan, "Yalnızlık duygusunu çözecek sanatçıların ürettikleri sanat eserleri, onların ürettiği tasarımlar, onların ürettikleri lezzetler, moda ve bütün bu kavram. Bunu bir kenara bırakırsak sağırlaşmış topluma bireyi teslim etmiş oluruz. " dedi.

Bakan Günay’a desteklerinden dolayı memnun olduğunu ifade eden Koçan, " Sanat olduğunda siyasi çekişmeler ortadan kalkıyor. Bunu doğru buluyorum. Bayburt bu anlamda topyekün bir dayanışma içerisinde olan bir kent. Bürokrasisi, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimiyle. Bu açıdan kendimizi şanslı hissediyoruz. " diye konuştu.

BAKSI MÜZESİ TEPESİ İNSANA ‘SESLENEBİLME’ ŞANSI VERİYOR

Herkesin gönlünün bir şeye düştüğünü kendi gönlünün ise Baksı Müzesi’nin bulunduğu tepeye düştüğünü kaydeden Koçan,  " Bu tepeden biz insana ulaşmak istiyoruz. Ulaşma istediğimiz insan sadece bizim köylüler ve Bayburtlular değil. Dünya insanına ulaşmak istiyoruz. Bunun bir imkan olduğunu düşünüyoruz. Dünya insanına ulaşabilmenin temel meselesi özgün davranabilmek. Bu tepede bir özgünlük, bir kendi olabilme durumunu temsil etmeye çalışıyoruz. Bu tepe merkezin dışına çıkıp oradan insana seslenebilmek için büyük unsurun dışına çıkıp oradan insana seslenebilme şansı elde ediyor diye düşünüyorum. " açıklamasını yaptı.  

UZAKTA OLMANIN İNSANA EN YAKIN OLUNACAĞINI BU TEPEDE ÖĞRENDİM

Baksı Müzesi’nin uzakta olduğundan dolayı eleştirildiğini hatırlatan Koçan, " Ben aslında uzakta olmanın insana en yakın olunacağını da bu tepede öğrendim. O açıdan bu tepe bizim için son derece önemli. "dedi.

Bir şeyi paylaşmanın çok anlamlı olabileceğini ama insani olmayabileceğini hatırlatarak ‘Baksı Dostu’ olma çağrısı hakkında da konuşan Koçan, " Dernek üyeliği gibi bir şey olan bu ilk etapta bin kişi olacak. Amacımız paydaşlarımızı genişletebilmek. Paydaşlar alanı genişlerse Baksılılar dünya haritasında daha geniş bir alana yayılırlar diye düşünüyorum. " şeklinde konuştu.   

UMUDUM ŞUDUR Kİ BAKSI’DA YETİŞECEKLER İNSANLARIN UMUDUNU DAHA DA BÜYÜTSÜNLER.

Mesafe ve Temas”ın tasarım bölümünü Faruk Malhan, moda bölümünü Arzu Kaprol, yemek kültürü bölümü Engin Akın, sanat bölümü ise, aynı zamanda serginin genel çerçevesini de belirleyen Fırat Arapoğlu, Mürteza Fidan ve Kurucu Koçanoğlu’nun hazırladığını belirten Koçan, " Bu projeyle uzak ve yakın ilişkisinin bir kurmaca olduğunu önemli olan dokunmanın, ilişki içerisinde olmanın olduğunu temsil eden bir proje Mesafe ve Temas. Bu açıdan da bu çokluluğu tarif ediyor diye düşünüyorum. Büyük bu başlığın altında bir tasarımın olmasını istedik. Moda tasarımının, lezzet tasarımının olmasını istedik. Faruk Malhan ve Arzu Kaprol ve Engin Akın buradaki projenin yürütülmesi kaynak üretilmesini söylediler. Bu üç grupta doğrudan doğruya istihdama yönelen Bayburt merkezinden üretilen ve dünya ölçeğinde pazarlanabilecek bir doğru gitmek amaçlandı. Biz müzenin seyirlik alanı olarak kalmasını istemedik. Biz izleyicinin hayatına, üretime doğru akmak istedik. Malhan, Kaprol ve akın biz yollar açtılar, yeni ufuklar oluşturdular. Onların liderliğinde Baksı, yerelden evrensel noktaya adım atacak diye düşünüyoruz. Umudum şudur ki burada yetişecek insanlar yüzyıllar sonrası bizden mesaj taşısınlar ve bu insanların umudunu daha da büyütsünler. "temennisinde bulundu.

Koçan, Baksı Müzesi’nden emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür etti.

Konuşmaların ardından Koçan, Bakan Günayʹa Baksi Kültür Sanat Vakfı’nın hazırlamış olduğu heykel biblo hediye etti.  Ayrıca Mesafe ve Temas sergisinde emeği olanlara da heykel biblolar takdim edildi.

Ardından Bakan Günay ve beraberindekiler Depo-Müze’nin açılışını yaptıktan sonra Baksı Müzesiʹnde "Mesafe ve Temas" başlığı adı altında açılan sergileri gezerek sergi küratörlerinden sergiler hakkında bilgiler aldı. Peyami Sefa KARABACAK

Kaynak: Editör: BEŞİR KELLECİ
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı